Dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe,
Sırf sana benziyor diye,
Usulca sokulup ,merhaba,dedim...
kafası bozuktu kızın,her zamanki gibi...kafasını dağıtmak için dışarı attı kendini.şuursuz bir şekilde sokaklarda gezerken bir kafe gözüne ilişti.biraz uğrayıp bir şeyler içmek istedi.bir kahve isteyip düşüncelerine geri döndü.kafası karışık,gönlü kırgın,yüreği parçalanmış bir haldeydi.her zaman böyle mi olacaktı hayat ona karşı, bu düşünceler içindeydi.derken bir ses duydu, sandalye boşsa yanına oturmak için izin istedi genç adam.boş gözlerle adama baktı kız,konuşmak istemedi,o yüzden sadece kafasıyla olur işareti yaptı.hemen yanına oturdu genç adam,o da bir kahve istedi. yalnız başına kahve içmenin zevki olmaz,dedi genç adam.kahveler eşliğinde sohbete başladı genç adam.anlamıştı kızın moralinin bozuk olduğunu,ama hiç sormadı ona nasılsın diye.anlattı sadece, kızı aklındaki düşüncelerinden uzaklaştırmak istedi.bazen komik oldu,bazen psikolog,bazen de anlayışlı bir sevgili...amacı ,kızı biraz olsun gülümsetmekti.dinledi kız, kah hak verdi kah dalga geçti adamla.saatler geçti böylece.. artık kız da sohbete katılıyor,hatta gülüyordu... kızın ışıldayan gözlerinden cesaret aldı genç adam ve kıza bir soru sorma hakkını buldu kendinde...
- küçük hanım bu güzel gülücükleri her zaman görmek istiyorum.mümkün mü acaba?
şaşırdı kız.ne diyeceğini bilemedi.o eski ruh haline geri döndü.içi ezildi birden.halbuki iyi vakit geçirmişti genç adamla.moralini de yerine getirmişti..ama dedi yüreği, ama olamaz... bir şey diyemedi,sadece aklından bir mısra geçti ve masadan kalktı gitti..
anladım ki hiç kimse,
hiç kimse sen değil
hiç kimse senin gibi
canımdan öte can değil..
6 Şubat 2010
1 Şubat 2010
30 Ocak 2010
Maziden Kalan Hoş Bir Sada
bu akşam müzik proğramı izledim.evvelden beri müziğe karşı bir ilgim vardır.küçükkene ( küçükken) elime alırdım süpürgenin borusunu ,kendime mikrofon yapardım ve başlardım şarkı söylemeye.bi de hatırladığım "dünya dönüyor ,sen ne dersen de" şarkısını söylediğim:) bu şarkıyı bağırarak söylerdim.belki de sesimi kısarak ,hani kimse duymasın diye. yani insan bebek şarkıları söyler dimi, yok efendim ben nilüfer 'den aşağısına konmam:) bugün bile o şarkıyı severek söyleri.,maziden halan hoş bir sada:)
bazen canım çok faazla şey çeker, şarkı söylemek..tek başıma söyleyecem ama..yanımda biri olunca heyecan yapıyorum ben ya,sonraa zaten ince olan sesim daha da inceliyor.kuyruguna basılmış kedi gibi oluyor:) bu arada müzik dinlerken çok ayrım yapmam.fantazi ve arabesk hariç kulağıma hoş gelen her tarzı dinlerim. haraketli parçalarda coşarım,slowda hüzünlenirim,sanat müziğinde ruhum okşanır,operada( ki spente'yi çok severim) sesin kuvvetini hissederim..şu anda ise şebnem ferah çekti canım.bilgisayardaki şebnemleri bir araya getirdim şuan sadece onu dinliyorum.bu kadını her zaman severim.anlamlı sözleri olan şarkılar yazıyor.şeyy ben de onunla birlikte söylemek isterdim şimdi...şeyyy hem de çok isterdim..
bazen arkadaş meclislerinde nağmeler tüttürürüz. fenur, hadi söyle ısrarları alırım bazen.naz yaptığımdan değil ha, ben utanıyorum da ondan..sesim titrer,incelir de incelir... zaten incecik sesim var bee:)
eğer hayata bakış açım farklı olsaydı( ki şuankinden çok memnunum) kesin konservatuara giderdim.opera bölümünü (varsa tabi) seçer, dizilerde oynardım:) ne alaka deme şimdi.. opera söylerken rol yapılmıyor mu canım..adamlar obaa çalarken koşuyor da ,siz de haa:) hee bir de piyano çalmak isterdim.parmaklarım yetişir tuşlara diye:) şey keman da çalabilirdim.sonra yönetmenlerden biri beni keşfederdi ,hemen dizi teklifi yapardı.sonra sinema filmi derkenn gelsin şöhrett:) hem ses var hem görüntü hem yetenek misali dehşet bir şey olurdum be hacıı:) tabii şöhreti kaldırabilecek olgun bir ruhum da var yanii...
lisedeyken bir hayalimiz vardı arkadaşlarla.. öss'yi kazanınca bir bar kapatacaktık ve ben orda şarkı söyleyeceektim.hatta ( kimse duymasın ama) ben kendimi o sahnede hayal bile etmiştim defalarca..üstümdeki kıyafete varıncaya kadar..şarkılarım bar tarzı şarkılar olacaktı.öyle gazino vari değil:) ama yapamadık be blog..bak yıllar geçti aradan ve benim hala içimde bir kırık tebessüm olarak kalmış bu hayalimiz...
eee dinlediğimiz sanatçıya ayıp olmasın babından hemen onun bir kaç dizelerini yazayım..
karlı dağların ardında biri yaşarmış
bulut olur ,yağmur olur ,bize bakarmış
hem uzak,hem yakınmış,
yanakları al almış
deli kzıım uyan, söylenenler yalan
deli kızım uyan,bir tek sensin duyan...
bazen canım çok faazla şey çeker, şarkı söylemek..tek başıma söyleyecem ama..yanımda biri olunca heyecan yapıyorum ben ya,sonraa zaten ince olan sesim daha da inceliyor.kuyruguna basılmış kedi gibi oluyor:) bu arada müzik dinlerken çok ayrım yapmam.fantazi ve arabesk hariç kulağıma hoş gelen her tarzı dinlerim. haraketli parçalarda coşarım,slowda hüzünlenirim,sanat müziğinde ruhum okşanır,operada( ki spente'yi çok severim) sesin kuvvetini hissederim..şu anda ise şebnem ferah çekti canım.bilgisayardaki şebnemleri bir araya getirdim şuan sadece onu dinliyorum.bu kadını her zaman severim.anlamlı sözleri olan şarkılar yazıyor.şeyy ben de onunla birlikte söylemek isterdim şimdi...şeyyy hem de çok isterdim..
bazen arkadaş meclislerinde nağmeler tüttürürüz. fenur, hadi söyle ısrarları alırım bazen.naz yaptığımdan değil ha, ben utanıyorum da ondan..sesim titrer,incelir de incelir... zaten incecik sesim var bee:)
eğer hayata bakış açım farklı olsaydı( ki şuankinden çok memnunum) kesin konservatuara giderdim.opera bölümünü (varsa tabi) seçer, dizilerde oynardım:) ne alaka deme şimdi.. opera söylerken rol yapılmıyor mu canım..adamlar obaa çalarken koşuyor da ,siz de haa:) hee bir de piyano çalmak isterdim.parmaklarım yetişir tuşlara diye:) şey keman da çalabilirdim.sonra yönetmenlerden biri beni keşfederdi ,hemen dizi teklifi yapardı.sonra sinema filmi derkenn gelsin şöhrett:) hem ses var hem görüntü hem yetenek misali dehşet bir şey olurdum be hacıı:) tabii şöhreti kaldırabilecek olgun bir ruhum da var yanii...
lisedeyken bir hayalimiz vardı arkadaşlarla.. öss'yi kazanınca bir bar kapatacaktık ve ben orda şarkı söyleyeceektim.hatta ( kimse duymasın ama) ben kendimi o sahnede hayal bile etmiştim defalarca..üstümdeki kıyafete varıncaya kadar..şarkılarım bar tarzı şarkılar olacaktı.öyle gazino vari değil:) ama yapamadık be blog..bak yıllar geçti aradan ve benim hala içimde bir kırık tebessüm olarak kalmış bu hayalimiz...
eee dinlediğimiz sanatçıya ayıp olmasın babından hemen onun bir kaç dizelerini yazayım..
karlı dağların ardında biri yaşarmış
bulut olur ,yağmur olur ,bize bakarmış
hem uzak,hem yakınmış,
yanakları al almış
deli kzıım uyan, söylenenler yalan
deli kızım uyan,bir tek sensin duyan...
28 Ocak 2010
Romantik Perşembe Kuşağı
romantik bir perşembe kuşağından merhabalar efendim:)
kanallarda böyle kuşak günleri yapıyorlar ya ben de heves ettim:) baktım kafam iyi,anlatcak çok şey var,en önemlisi kahvem var en köpüklü ve en sütlüsünden, dedim bu gece olsa olsa romantik kuşak olur..ilham efendi de ara sıra kendisini gösteriyor,ara sıra çekiliyor.neyse canım idare edecez bir şekilde,yazının sonu gelir merak etme;)
blog, beklemedeyim ben yine yaa...hayatımda hep beklemelerim olur benim.alışkınım aslında.sonunda kavuştuklarım da olur kavuşamadığım da. ama beklemesini iyi bilirim ben.zaman sınırlamam yoktur.hele ki birisi bekle desin, istediği zamana kadar beklerim.nedenini,niçinini sormadan beklerim.kavuşmanın cazibesi bütün ruhumu sarar, beklemedeyken çektiğim sıkıntılarımı unuturum. kavuşmanın o güzelliği... neyse bloğum,şuanki beklemem bir aşk için değil ,tamamen maddi bir istek.aşk gibi ruh yok o beklediğimde. yüksek lisans başvurularım vardı.iki tanesini yaptım,yarın da bir tanesi yapılacak.bir tanesi açıkladı olmamış.kaldı ki en çok istediğimdi.ama hayırlısı dedim,sesimi kestim.yarın bir tanesi daha açıklanacak.heyecanla bekliyorum işte. haftaya da yarın başvurulacak olan açıklanacak. işte yine bekleme,bekleme..
içimde garip duygular var..onları tam olarak hissedemediğim için midir,yoksa Türkçemin zayıf olmasından mıdır bilinmez isimlerini yazamıyorum. aklım karışık,kalbimdeki kaos anlatılamıcak kadar büyük..hangisine kulak vereyim, hangisini anlamaya çalışayım? hepsi birleşince işte kelimelere dökülemiyor içimdeki o duygu...
hissetmediklerimden bahsedeyim,belki yararı olur hissettiğimi anlatmaya.. mutsuz ,huzursuz,üzüntülü değilim.olumsuzluk hissetmiyorum. sadece merak,heyecan,ne olacak acaba korkusu ve olacak şeyler için heyecan, biraz umut korkuyla birlikte,yeniliklere açık olmayan duygularımla yeniye merak duyan duygularım, acabalarım,nasıl olur ki'lerim, güzel olacak diyen duygularım,ne olcak ki diyen cesaretim...iştee hepsi birleşince , şu kelime içindeki duygu diyemiyorum.ama içimde bayagı his varmış yazınca onu gördüm:)
öyle işte bloğum,insan olmak kolay değil.zaten insan olmanın ağırlığı altında eziliyorum bazen.iki zıt duyguyu aynı anda yaşarsın,aynı anda iki yol çıkar önüne,seçmen gereken iki şeyden biri vardır.birini seçersin aklın diğerinde kalır.yaptığın yanına kar kalırken yapamadığın hep aklında ve yüreğinde kalır.ee değil mi ki ateş ve su vardır ruhumuzda,o zaman böyle zıtlıklar hissetmemiz insan olduğumuzun kanıtı.biri yakıcı diğeri ise söndürücü.. işte içimde çoğu zaman bu iki zıtlığı hissederim.bazen yakarım kendimi serinliğe ihtiyaç duyarak bazen de söndürürüm içimdekini ateşin sıcaklığına hasret kalarak...vel hasıl kelam, zordur yaratılmışların en şereflisi olmak... ama şükretmek gerekir ,bu şerefe nail olduğumuz için...
yazı boyut değiştirmeye başlarken, ben bitireyim.başı ve sonu birbirine uymayan karmaşık bir şey çıkmasın ortaya:) ben beklemeye devam edeyim,güzel haberlerim olsun da mutlu bir kuşak açayım sana:)
17 Ocak 2010
Nun yerine Mim...
birkaç yıl önce dogum günümde kendıme kitap hedıye ettim. adı Nun Masalları... kıtabın başına da not yazdım.hayatında güzel masallar olsun diye... ondan sonra bır nun aşkıdır gitti bende..daha sonra aynı yazarın başka kıtaplarını okudum.orda da nun'dan bahsetti.tam olarak idrak edemesem de nun'un anlamını,bende farklı duygular uyandırdı. ama şimdi nun degıl de mim var...kıtap alemındeki nun yerıne sanal alemdeki mim varlık gösterdi.mademki adettir bu alemde mimlenmek, varsın uyalım bu geleneğe yazalım mim yazımızı... ayrıca bizi mim'leyen arkadaşımıza da burdan sevgilerimizi iletelim ( ruhumun heykeli) , bizi layık gördüğü için bu adete..
1-2009' a girerken gözlerinizi kapatıp ne dilediniz? ne oldu?
normalde yıldonumlerınde hıçbir şey yapmam.ama bu sefer degısıklık yaptım.gözlerimi kapattım ve yenı bır işe başlarken yaptıgım şeyi yaptım. Besmele ile yeni yıla girdim.gözlerimi açtım ki ne göreyim bizim evin duvarı karşımda:)
2-2009'un en mutlu eden olayı nedir?
sanırım işten ayrılmam:) kurtulduğuma çok sevinmiştim.
3-2009'un en çok üzen olayı nedir?
sevmediğim işime girmem..
4-2009 Sizce ne renkti?
valla bana kalsa tecrübenin rengi.ama onun rengini bilmediğim için çok sevdiğim rengi yazayım : mor
5-2009'u tek cümle ile anlatır mısınız?
hamdım,piştim.
6-Yılbaşı hediyesi ne aldınız?
böyle bir adetim yok.
7-2010 yılı için ne dilediniz?
herkesin( arkadaşlar ,aile falan) sağlıkla,mutlulukla yaşayacağı bir hayat için dua ettim. önceki yıldaki bütün aksiliklerin bu yılda olmamasını istedim.ama bakalım nasıl güzel tecrübeler beni bekliyor:)
işte mimlendiğimin resmidir :) birine desem ki ben mimlendim die , amanın naptın kız der :) ama şu durumda mimlendim die yüzümde bir gülümseme:) daha neler görcez bakalım şu sanal-i alemde:)
1-2009' a girerken gözlerinizi kapatıp ne dilediniz? ne oldu?
normalde yıldonumlerınde hıçbir şey yapmam.ama bu sefer degısıklık yaptım.gözlerimi kapattım ve yenı bır işe başlarken yaptıgım şeyi yaptım. Besmele ile yeni yıla girdim.gözlerimi açtım ki ne göreyim bizim evin duvarı karşımda:)
2-2009'un en mutlu eden olayı nedir?
sanırım işten ayrılmam:) kurtulduğuma çok sevinmiştim.
3-2009'un en çok üzen olayı nedir?
sevmediğim işime girmem..
4-2009 Sizce ne renkti?
valla bana kalsa tecrübenin rengi.ama onun rengini bilmediğim için çok sevdiğim rengi yazayım : mor
5-2009'u tek cümle ile anlatır mısınız?
hamdım,piştim.
6-Yılbaşı hediyesi ne aldınız?
böyle bir adetim yok.
7-2010 yılı için ne dilediniz?
herkesin( arkadaşlar ,aile falan) sağlıkla,mutlulukla yaşayacağı bir hayat için dua ettim. önceki yıldaki bütün aksiliklerin bu yılda olmamasını istedim.ama bakalım nasıl güzel tecrübeler beni bekliyor:)
işte mimlendiğimin resmidir :) birine desem ki ben mimlendim die , amanın naptın kız der :) ama şu durumda mimlendim die yüzümde bir gülümseme:) daha neler görcez bakalım şu sanal-i alemde:)
7 Ocak 2010
Kötüyüm ben kötüyüm
sabırla beklemedeyim...ben sabrediyorum ama suratım köy yollarına döndü. hayatımda çıkarmadıgım kadar sivilce çıkarıyorum bu aralar.bana kalsa stres yapmıyorum,sakince bekliyorum.ama bilincim benden akıllı olacak ki olanları farkında ve bana farkındalıgını sivilcelerimle hissettirmeyi biliyor. yüzümün bir yanı yaklaşık beş sivilce ile şereflnmiş durumda ki sivilce nedir bilmeyen biriyim. aynaya bakınca gayet çirkin bir yüz görüyorum ki bu yaratılışıma bir isyan değildir, asla... zaten bu ara aynaya da bakasım gelmiyor. kendimi gayet çirkin hissettiğim günlerdeyim. üstelik bugün de sinirlendim yine. sinirlenince bağırıp çağırmıyorum ama içimde kalıyor bir şeyler.
begendiğim nevresim takımlarını alamıyorum kaldı ki kredi kartı borcumu da ödedim.ayrıca bir tıkla halledilecek işim. neden hala bekliyorum? inanın ki bilmiyorum. begendıgım şeyi alamıyorum, enterasan...
begendığım bır kıyafet vardı.bugün fiyatını sordum çok pahallı geldi.etiketin yarısı olsun alacam.çok hoşuma gitti. ama şimdi al(a)madım içime oturdu.
bugünkü pastanede yediğim ekleri begenmedim.üstelik çok az geldi.başka isteyecektim ama sinir oldugumdan istemedim. sakince sinirlendim.o da nasıl oluyorsa artık.
çizmeme gıcık oluyorum.kaldı ki geçen sene indirimden almama ağmen tonla para verdim onlara.sonra yeni bir tane aldım ama onun da fermuarını bozdugum için tamir edilmesini beklemek zorundaım.bu arada siyah çizmelerimi giyiyorum da saolsunlar amma ağırlar. bacagım agrıyor şu anda..
bu akşam gittiğim misafirlikte yediğim çerezler midemi bozdular.bu suratın haline bakmadan utanmadan yani yedim hepsini.sanki suratımdan intikam alır gibi. ama gecenin bu vakti oldu midem hala fena...
daha yazacak çok hoşnutsuzlugum var ama bu gecelik bu kadar,ellerim de yorgun. bazen bir işi yaparken inanılmaz aksilikler yaşar son anda hiç beklemediğim bir şekılde işlerim hallolur.yani mucıze gibi olur. şu anda da o bazenden birini yaşıyorum. inanılmaz aksilikler kol geziyor hayatımda. biliyorum her sey bekledıgımden çok daha kolay sonuçlanacak..amaa... o son an ne zaman gelecek ... ?
begendiğim nevresim takımlarını alamıyorum kaldı ki kredi kartı borcumu da ödedim.ayrıca bir tıkla halledilecek işim. neden hala bekliyorum? inanın ki bilmiyorum. begendıgım şeyi alamıyorum, enterasan...
begendığım bır kıyafet vardı.bugün fiyatını sordum çok pahallı geldi.etiketin yarısı olsun alacam.çok hoşuma gitti. ama şimdi al(a)madım içime oturdu.
bugünkü pastanede yediğim ekleri begenmedim.üstelik çok az geldi.başka isteyecektim ama sinir oldugumdan istemedim. sakince sinirlendim.o da nasıl oluyorsa artık.
çizmeme gıcık oluyorum.kaldı ki geçen sene indirimden almama ağmen tonla para verdim onlara.sonra yeni bir tane aldım ama onun da fermuarını bozdugum için tamir edilmesini beklemek zorundaım.bu arada siyah çizmelerimi giyiyorum da saolsunlar amma ağırlar. bacagım agrıyor şu anda..
bu akşam gittiğim misafirlikte yediğim çerezler midemi bozdular.bu suratın haline bakmadan utanmadan yani yedim hepsini.sanki suratımdan intikam alır gibi. ama gecenin bu vakti oldu midem hala fena...
daha yazacak çok hoşnutsuzlugum var ama bu gecelik bu kadar,ellerim de yorgun. bazen bir işi yaparken inanılmaz aksilikler yaşar son anda hiç beklemediğim bir şekılde işlerim hallolur.yani mucıze gibi olur. şu anda da o bazenden birini yaşıyorum. inanılmaz aksilikler kol geziyor hayatımda. biliyorum her sey bekledıgımden çok daha kolay sonuçlanacak..amaa... o son an ne zaman gelecek ... ?
4 Ocak 2010
Kar
Karlar düşer,
Düşer düşer ağlarım,
Hep ismini,
Hep ismini anarım....
yılın ilk kar'ı...haftanın ilk gününün öğlen vakitleri...kahvaltı hazırlarken o melek gibi beyaz damlaları görünce bıraktım yemeği yazmaya başladım:) şimdi de perdeyi çektim ki o beyazlığı daha güzel göreyim. her bir taneyi bir meleğin indirdiğine inanan ben karın yağmasını bir kutsallık olarak atfederim. sanki gökten bereket,güzellik yağıyor. beni mutlu etmeye yeten bir manazara:)
hadi çok yağsın, okullar tatil olsun,herkes kar topu oynamaya bahçelere dökülsün:)
Düşer düşer ağlarım,
Hep ismini,
Hep ismini anarım....
yılın ilk kar'ı...haftanın ilk gününün öğlen vakitleri...kahvaltı hazırlarken o melek gibi beyaz damlaları görünce bıraktım yemeği yazmaya başladım:) şimdi de perdeyi çektim ki o beyazlığı daha güzel göreyim. her bir taneyi bir meleğin indirdiğine inanan ben karın yağmasını bir kutsallık olarak atfederim. sanki gökten bereket,güzellik yağıyor. beni mutlu etmeye yeten bir manazara:)
hadi çok yağsın, okullar tatil olsun,herkes kar topu oynamaya bahçelere dökülsün:)
2 Ocak 2010
yeni yılcık:)
yeni yılın ilk günleri biraz soğuk başladı ki olması gereken de bu.yılbaşının cumaya denk gelmesıyle tatıl dilimi biraz daha uzamış oldu.yorulmuş olanlar varsa güzelce dinlensin:)
yeni yıl dileklerinde bulunmadım,bulunmayacağım da. yeni yıl ne ki bana bir şey getirsin. doğum günüm daha özel beim için, o zaman dilekte bulunabilirim ama yılbaşında değil. ama yine de yeni yıla girerken birkaç bir şey geçirdim içimden,ama o da bana kalsın.
2009 yılının başı farklıydı sonu farklı oldu.başlangıçtaki ben ve sondaki ben çok farklıydık.baştaki kalbimle sondaki kalbimin farklı olması gibi.baştaki tecrübesizliğimle sondaki tecrübem gibi.baştaki sahip olamadıklarım sondaki elde ettiklerimde olduğu gibi... başı ve sonu farklıysa bir yılın, geçen zaman zarfında yapmışız demektir güzel şeyler. hiç olmazsa bir haraket etmişiz güzel olduğu tartışılsa da.
yılın ilk günlerinde içimden gelen ve olmasını istediğim iki dileğim var: biri haraket.eğer durağanlaşıyor ve üretkenlik yoksa biraz haraket iyi gelir düşüncesi. uzak yerlerde haraket ama bu. uzak kentler,şehirler,farklı insanlar, değişik problemler,farklı sevgiler, değişik yemekler, ilginç alışveriş merkezleri... ikincisi ise birazcık özel bir istek...paylaşmak istemiyorum, büyüsü kaçmasın,sadece bana ait olsun diye.paylaşmaya bile kıskandığım bir istek. olma ihtimalleri ne oranda bilmiyorum ama bekliyorum sabırla. geçenlerde annem dedik: " sen tezcanlı bir insansın ama aynı zamanda sabırlısın da." ben de kendim hakkımda öyle düşünüyordum ve annem sağolsun dile getirdi.
yeni yılın ilk günlerinde değişik şarkılar dinledim.kardeşim sayesinde ilginç bir laz grubunu tanıdım kaldı ki begendim kerataları:) eğer şarkılarının sözlerini bulursam yazarım.sonuçta onları dinleyerek yazıyorum, şarkılarını da not düşeyim de mi:) bir aşk şarkısı ama müzik kısımlarında oynanabilinecek kadar haraketli:) işte benim laz milletim; aşıksan vur saza ,şöforsen bas gaza cinsinden :) romantizm buraya kadar,stop:)
ehh hadi yeni yeni nice yıllara akalım.yeni yeni nice insan tanıyalım.yeni yeni nice güzel işler yapalım. yeni yeni nice öğrenci yetiştirelim.yeni yeni evler düzelim,yeni yeni ayakkabılar,çantalar alalım.yeni yeni nice çocuklar doğurup ülkeye bir fayda sağlayalım:)
adet üzere;
Marsis dağı yine başın kar mıdır?
Yaylalarda çimenlerin var mıdır?
Yalan dünya sana bana dar mıdır?
Ah ulan sevdalık yaktın canımı…
Yalan dünya sana bana dar mıdır?
Ah ulan sevdalık yaktın canımı…
Gidelim sevdiğimin yoluna
Karışalım taşına toprağına
İsyan olsun ha bu derdin dünyaya
Ah ulan sevdalık yaktın canımı…
not: bu şarkıyı sizinle söylemek keyifli olurdu gençler ; )
yeni yıl dileklerinde bulunmadım,bulunmayacağım da. yeni yıl ne ki bana bir şey getirsin. doğum günüm daha özel beim için, o zaman dilekte bulunabilirim ama yılbaşında değil. ama yine de yeni yıla girerken birkaç bir şey geçirdim içimden,ama o da bana kalsın.
2009 yılının başı farklıydı sonu farklı oldu.başlangıçtaki ben ve sondaki ben çok farklıydık.baştaki kalbimle sondaki kalbimin farklı olması gibi.baştaki tecrübesizliğimle sondaki tecrübem gibi.baştaki sahip olamadıklarım sondaki elde ettiklerimde olduğu gibi... başı ve sonu farklıysa bir yılın, geçen zaman zarfında yapmışız demektir güzel şeyler. hiç olmazsa bir haraket etmişiz güzel olduğu tartışılsa da.
yılın ilk günlerinde içimden gelen ve olmasını istediğim iki dileğim var: biri haraket.eğer durağanlaşıyor ve üretkenlik yoksa biraz haraket iyi gelir düşüncesi. uzak yerlerde haraket ama bu. uzak kentler,şehirler,farklı insanlar, değişik problemler,farklı sevgiler, değişik yemekler, ilginç alışveriş merkezleri... ikincisi ise birazcık özel bir istek...paylaşmak istemiyorum, büyüsü kaçmasın,sadece bana ait olsun diye.paylaşmaya bile kıskandığım bir istek. olma ihtimalleri ne oranda bilmiyorum ama bekliyorum sabırla. geçenlerde annem dedik: " sen tezcanlı bir insansın ama aynı zamanda sabırlısın da." ben de kendim hakkımda öyle düşünüyordum ve annem sağolsun dile getirdi.
yeni yılın ilk günlerinde değişik şarkılar dinledim.kardeşim sayesinde ilginç bir laz grubunu tanıdım kaldı ki begendim kerataları:) eğer şarkılarının sözlerini bulursam yazarım.sonuçta onları dinleyerek yazıyorum, şarkılarını da not düşeyim de mi:) bir aşk şarkısı ama müzik kısımlarında oynanabilinecek kadar haraketli:) işte benim laz milletim; aşıksan vur saza ,şöforsen bas gaza cinsinden :) romantizm buraya kadar,stop:)
ehh hadi yeni yeni nice yıllara akalım.yeni yeni nice insan tanıyalım.yeni yeni nice güzel işler yapalım. yeni yeni nice öğrenci yetiştirelim.yeni yeni evler düzelim,yeni yeni ayakkabılar,çantalar alalım.yeni yeni nice çocuklar doğurup ülkeye bir fayda sağlayalım:)
adet üzere;
Marsis dağı yine başın kar mıdır?
Yaylalarda çimenlerin var mıdır?
Yalan dünya sana bana dar mıdır?
Ah ulan sevdalık yaktın canımı…
Yalan dünya sana bana dar mıdır?
Ah ulan sevdalık yaktın canımı…
Gidelim sevdiğimin yoluna
Karışalım taşına toprağına
İsyan olsun ha bu derdin dünyaya
Ah ulan sevdalık yaktın canımı…
not: bu şarkıyı sizinle söylemek keyifli olurdu gençler ; )
29 Aralık 2009
başlık yok artık aaa
yılın son ayının son günleri.birkaç gün sonra yeni yıla gireceğiz. kimseye iyi dileklerde bulunacağımı sanmıyorum.kim nasıl istiyorsa öyle girsin yeni yıla. yok efendim mutlu,mesut,sağlık dolu nice yıllar temennilerini rafa kaldırdım artık. kim nasıl istiyorsa öyle girsin.herkes kendi temennisini dua şeklinde etsin. yeter yaw benden geçindiğiniz:) biraz da siz kendiniz için dileklerde bulunun.benden bu kadar...
yılın son demlerinde nezle olma belirtileri gösteriyorum.hapşırma ve burun akıntısı şeklınde. bir de halsizlik var biraz. inşallah hafif atlatacağım türden bir şey olur.
yeni yıla iki yeni şey aldım.bir iki bir şey daha aldım ama onlar siparişler, elime geçmediler. bu ara deli gibi alışvriş yapasım var. almakla da durmayacak daha da coşacak gibiyim. gördüğüm her şeyi begenmeye başladım.sanki etraf benim zevkime göre düzenlenmiş:) sıkıntımı bu şekilde atmaya çalışıyorum sanırım.ama maddi kaynaklarım bitince durum fena olcak gibi:) tabi bir an önce kendimi sakinleştirecek başka şeyler bulmazsam:)
eski-yeni yıl yazısı yazacağım ama daha erken.hele birkaç gün daha geçsin. şöyle şanıma yakışır bişiler yazayım:) neyse blokcuğum burnum çok akmaya başladı, dişim mi lenf bezlerim mi anlayamadığım yerlerım de ağrımaya başladı,kafam da bulanık birazcık..en iyisi dinlenmek...en güzel sevgilerimle..
yılın son demlerinde nezle olma belirtileri gösteriyorum.hapşırma ve burun akıntısı şeklınde. bir de halsizlik var biraz. inşallah hafif atlatacağım türden bir şey olur.
yeni yıla iki yeni şey aldım.bir iki bir şey daha aldım ama onlar siparişler, elime geçmediler. bu ara deli gibi alışvriş yapasım var. almakla da durmayacak daha da coşacak gibiyim. gördüğüm her şeyi begenmeye başladım.sanki etraf benim zevkime göre düzenlenmiş:) sıkıntımı bu şekilde atmaya çalışıyorum sanırım.ama maddi kaynaklarım bitince durum fena olcak gibi:) tabi bir an önce kendimi sakinleştirecek başka şeyler bulmazsam:)
eski-yeni yıl yazısı yazacağım ama daha erken.hele birkaç gün daha geçsin. şöyle şanıma yakışır bişiler yazayım:) neyse blokcuğum burnum çok akmaya başladı, dişim mi lenf bezlerim mi anlayamadığım yerlerım de ağrımaya başladı,kafam da bulanık birazcık..en iyisi dinlenmek...en güzel sevgilerimle..
28 Aralık 2009
Oy Oyy
sıkıntılı bir gün daha. ne mutlu bana ki dertsiz,tasasız günüm geçmiyor.ve ben insan oldugumu her fırsatta hissediyorum:)
bugüncük sinirimi bozan iki şey daha oldu.çok basit olaylardı fakat benim canımı sıkmaya fazlasıyla yettiler.sanırım sinir dünyam zaten bozulmuş vaziyette .dolayısıyla en ufak bir şey bile sıkıntımı artırmaya yetiyor. olumsuzluklar üst üste gelince insanın gerilmesi normal tabi.zaten genel bir sıkıntı koşullanması mevcut. diğer sıkıntılar onun üzerine biniyor işte.
beklemedeyim yine ki hayat dilimimim çoğunda beklemede oluyorum. bünye alışıyor tabi beklemeye ama her seferinde yeniden sancı başlıyor. ilk beklemenin sıkıntısı. zaman geçince beklemek, insanın hayatının bir parçası oluyor. kavuşmak değil de beklemek istiyor sanki.veya sabrettikçe daha çok geliniyor insanın üzerine? yoksa olgunlaşmak için olması gereken mi o ? hani istiridyenin içindeki inci meselesi mi yoksa? soru cümlelerinin içinden en pozitif olanını seçip bir şarkıyla veda ediyorum..
seni görebildiğim yer,
rüyalar artık,
deli diyorlar bana,
ah bu ayrılık...
bugüncük sinirimi bozan iki şey daha oldu.çok basit olaylardı fakat benim canımı sıkmaya fazlasıyla yettiler.sanırım sinir dünyam zaten bozulmuş vaziyette .dolayısıyla en ufak bir şey bile sıkıntımı artırmaya yetiyor. olumsuzluklar üst üste gelince insanın gerilmesi normal tabi.zaten genel bir sıkıntı koşullanması mevcut. diğer sıkıntılar onun üzerine biniyor işte.
beklemedeyim yine ki hayat dilimimim çoğunda beklemede oluyorum. bünye alışıyor tabi beklemeye ama her seferinde yeniden sancı başlıyor. ilk beklemenin sıkıntısı. zaman geçince beklemek, insanın hayatının bir parçası oluyor. kavuşmak değil de beklemek istiyor sanki.veya sabrettikçe daha çok geliniyor insanın üzerine? yoksa olgunlaşmak için olması gereken mi o ? hani istiridyenin içindeki inci meselesi mi yoksa? soru cümlelerinin içinden en pozitif olanını seçip bir şarkıyla veda ediyorum..
seni görebildiğim yer,
rüyalar artık,
deli diyorlar bana,
ah bu ayrılık...
27 Aralık 2009
Rüya
bırakma beni insanlar kötü,
bırakma beni korkuyorum.
kendimi yorgun hissettiğim akşamlardan bir akşam daha.. sanki sırtımda odun taşımışım sonra evde on kişiye yemek hazırlamışım,sonra da bulaşıkları yıkamışım,sonra da diye listeyi uzatabilirim ama ona da halim yok:) biraz ders çalıştım o yordu bence:) artık bünye de bıktı,napsın. altı yaşımdan beri okullardayım, nerdeyse 26 olcam hala okulluyum.. neyse ilim her yaşta öğrenilir dimi ama:)
aklım gördüğüm rüyada. beni çok etkiledi.hem iyi şeyler hissetim hem de biraz tedirgin oldum. rüya tabırlerıne baktım gayet güzel şeyler yazıyor.içimi ferahlatan şeyler.ama yine de içim bir hoş. ne bileyim rüyada kalmasın bazı şeyler istiyorum. neyse hiç girmiyim bazı konulara, en iyisi yatmak...eh bir şarkıylaa bitireyim:
Rüyalar gerçek olsa,
Seni her gün görürdüm.
O incecik beline,
Sarılarak uyurdum...
bırakma beni korkuyorum.
kendimi yorgun hissettiğim akşamlardan bir akşam daha.. sanki sırtımda odun taşımışım sonra evde on kişiye yemek hazırlamışım,sonra da bulaşıkları yıkamışım,sonra da diye listeyi uzatabilirim ama ona da halim yok:) biraz ders çalıştım o yordu bence:) artık bünye de bıktı,napsın. altı yaşımdan beri okullardayım, nerdeyse 26 olcam hala okulluyum.. neyse ilim her yaşta öğrenilir dimi ama:)
aklım gördüğüm rüyada. beni çok etkiledi.hem iyi şeyler hissetim hem de biraz tedirgin oldum. rüya tabırlerıne baktım gayet güzel şeyler yazıyor.içimi ferahlatan şeyler.ama yine de içim bir hoş. ne bileyim rüyada kalmasın bazı şeyler istiyorum. neyse hiç girmiyim bazı konulara, en iyisi yatmak...eh bir şarkıylaa bitireyim:
Rüyalar gerçek olsa,
Seni her gün görürdüm.
O incecik beline,
Sarılarak uyurdum...
25 Aralık 2009
güzel bir cuma
nihayet güzel bir gün... sabah geç kalkma( gerçi bundan hoşnut olmadım ama napıyım ev çok sıcak,uyanamıyorum) biraz dua etme,sonra çarşılara süzülme... önceden begendıgım ama pahallı olan şimdi ise bir şekılde indirime girmiş ve beni çok şaşırtmış olan bir kıyafeti alma ( ki ayrı bir sevinçtir kendileri) sonraa birkaç gün önce bahsettiğim sürprizi yerin getirme...ki bu sürpriz günün en güzel kısmıydı... sürprizi yaptığım kişinin memnunıyetını gözlerınden okumak her seye deger... daha güzelleri senin olsun, temennileri..güzel bir akşam yemeği,tabiki çayla bırlıkte. sonra biraz ders çalışma( ki okuduklarımı anlıyorum çok şukur) , ve gecenın fınalı karamelli bir kahve çekırdek eşliğinde ve fonda bir aşk fılmı:) yeni ay ... filim hakkında yorum falan yapmıyorum izleyin siz karar verin.herkesin zevki kendıne kardeşim:)
neyse işte güzel bir cuma günüydü... her gün böyle güzel geçse de ben de şu blokcuğa sevimli, neşeli, huzurlu şeyler yazsam dimi ama:) aa hayat bu, acısıyla tatlısıyla var. hem sen degıl mısın asıl sıkıntılı zamanlarda insan olduğunu hisseden? tamam ,her şey bizim için diyelim ve tıpış tıpış uyuklamaya gidelim...
neyse işte güzel bir cuma günüydü... her gün böyle güzel geçse de ben de şu blokcuğa sevimli, neşeli, huzurlu şeyler yazsam dimi ama:) aa hayat bu, acısıyla tatlısıyla var. hem sen degıl mısın asıl sıkıntılı zamanlarda insan olduğunu hisseden? tamam ,her şey bizim için diyelim ve tıpış tıpış uyuklamaya gidelim...
24 Aralık 2009
Sınav
bugün sinir katsayım denendi.ilk başta yanımdan geçen otobüsü kaçırdım ve kendi kendime sinirlenmicem dedim.sonra buluşacağım iki arkadaşımın geç kalacagını oğrendım kı yaklaşık yarım saat geç kalacaklardı. yine sustum,sinirlenmek yok dedim. aaa sabahki sanşsızlıklarımı saymayı unutmuşum..neyse onlar kalsın da içim daha da kararmasın.
bu aralar bir şans sorunu yaşadıgımı düşünüyorum.işlerımın yolunda olmaması bunu düşünmeme sebep oluyor.tabi bir yandan da düşünüyorum imtihandır,sabretmek gerekir,öyle her şeye hemen sahıp olamazsın falan..bunlar aklımın bir köşesinde duruyor. her ınsanın hayatında bazı dönemleri çok durgun geçebilir,aksılıklerın kol gezdiği, len bütün aksılıkler beni mi bulur diye düşündüğü, batsın bu dünya be ,halleri olabilir tabi. zaten en çok böyle zamanlarda insan ,kul,Abdullah olduğumu hatırlıyorum. acizliğimi farkına varıyorum ki ne acizim bilemezsiniz.yok yok bilirsiniz, siz de benim gibi değil misiniz sanki.
neyse işte böyle acizliğimi tüm benliğimde hissettiğim zamanlardayım. aslında yaşadıgım andan bir şikayetim yok. sağlığım süper( eh biraz da kilo versem cillop gibi olcam da neyse) , sevdiklerim yanımda,uzaktakılerle de haberlesebılıyorum, muthiş mamalar yiyebiliyorum, hala ıstedıgım çantayı alabılecek maddı gücüm var, hatta tek taş pırlanta bile alabilirim ( bu aralar fena takılıyorum takı sitelerine Allah sonumu hayır etsın) , müthiş boşnak böreği yaparım,elmalı kurabıyem de fena sayılmaz,ayrıca çok mısafırperverımde,( misafiri kusasıya kadar yedırmeyı çok severım) , istediğim filmi izleyebiliyorum ve hala gülümsemem benimle... yaw daha ne olsun dimi.. bir de utanmadan bu aralar şansım pek iyi gitmiyor mıymıylıgına bürünüyorum... anacım kim şımarttıkı seni bu kadar bilmem..hani kızım yaşın oldu 24 ,büyü artık.hem kendınle uğraşmayı bırak da etrafındakılerın işine yara artık.. milletin işlerını kolaylaştır kı insan olarak iyi bir şey yapmış olasın şu dünyada..
yazarın notu :olaya bak, içimi dökmek için yazmaya başladım.klavye aldı beni nerelere götürdü.bir de baktım ki kendime nasıhat veriyorum.üstelik zılgıtı da yedim yani.. hani yazarlar kitaba başlar sonra karakterler alır romanı götürür ya benım yazı da ona benzer bişi oldu..benzetmeye de bak sen,hiç aşagılara konmuyorum:)
bu aralar bir şans sorunu yaşadıgımı düşünüyorum.işlerımın yolunda olmaması bunu düşünmeme sebep oluyor.tabi bir yandan da düşünüyorum imtihandır,sabretmek gerekir,öyle her şeye hemen sahıp olamazsın falan..bunlar aklımın bir köşesinde duruyor. her ınsanın hayatında bazı dönemleri çok durgun geçebilir,aksılıklerın kol gezdiği, len bütün aksılıkler beni mi bulur diye düşündüğü, batsın bu dünya be ,halleri olabilir tabi. zaten en çok böyle zamanlarda insan ,kul,Abdullah olduğumu hatırlıyorum. acizliğimi farkına varıyorum ki ne acizim bilemezsiniz.yok yok bilirsiniz, siz de benim gibi değil misiniz sanki.
neyse işte böyle acizliğimi tüm benliğimde hissettiğim zamanlardayım. aslında yaşadıgım andan bir şikayetim yok. sağlığım süper( eh biraz da kilo versem cillop gibi olcam da neyse) , sevdiklerim yanımda,uzaktakılerle de haberlesebılıyorum, muthiş mamalar yiyebiliyorum, hala ıstedıgım çantayı alabılecek maddı gücüm var, hatta tek taş pırlanta bile alabilirim ( bu aralar fena takılıyorum takı sitelerine Allah sonumu hayır etsın) , müthiş boşnak böreği yaparım,elmalı kurabıyem de fena sayılmaz,ayrıca çok mısafırperverımde,( misafiri kusasıya kadar yedırmeyı çok severım) , istediğim filmi izleyebiliyorum ve hala gülümsemem benimle... yaw daha ne olsun dimi.. bir de utanmadan bu aralar şansım pek iyi gitmiyor mıymıylıgına bürünüyorum... anacım kim şımarttıkı seni bu kadar bilmem..hani kızım yaşın oldu 24 ,büyü artık.hem kendınle uğraşmayı bırak da etrafındakılerın işine yara artık.. milletin işlerını kolaylaştır kı insan olarak iyi bir şey yapmış olasın şu dünyada..
yazarın notu :olaya bak, içimi dökmek için yazmaya başladım.klavye aldı beni nerelere götürdü.bir de baktım ki kendime nasıhat veriyorum.üstelik zılgıtı da yedim yani.. hani yazarlar kitaba başlar sonra karakterler alır romanı götürür ya benım yazı da ona benzer bişi oldu..benzetmeye de bak sen,hiç aşagılara konmuyorum:)
19 Aralık 2009
Doğum sonrası
yıllar önce karlı bir kış sabahı.. annem camdan dışarı bakıyor ve karın yağışını izliyor.aklından da karnındaki yavrusu geçiyor. ya şimdi gelmeye kalkarsa? nasıl hastaneye giderim? bu havada dışarı çıkılmaz, biraz daha bekle bebeğim, diyerek içinden dualar ederken vaktin geçmesini bekliyor. zaten doktorun dediği tarih bayağı geçmiştir, heyecanla beklenilmeye devam edilmektedir.
bundan tam 24 yıl önce..karlı bir kış akşamı,aylardan aralık.şimdiki aralığa benzemeyen bir ay. kışın,soğuğun olduğu,yerlerin karla kaplı olduğu bir ay...günlerden çarşamba,saat dört civarı. sancılar başlar yavaşça,giderek artarak. doğunun yakşaltığını hisseden annem hemen halamın yanına gider.apar topar hastaneye gidilir ve sonra mutlu son..akşam altı civarı ,ailemin hayatı değişmiştir artık. onlar sadece eş değil artık bir anne ve bir babadır. yeni bir sıfat gelmiştir isimlerinin önüne benim doğumumla birlikte. artık hayata daha farklı bakılmaktadır.
gel zaman git zaman aradan kocaaa 24 yıl geçer...acısıyla tatlısıyla ki akılda kalan hep tatlı anılardır ki ben bardağın dolu tarafını görürüm zaten her zaman.
yeni yaşımın yeni saatleri... sevdiğim insanlarla birlikteyim,sağlıklıyım, mutluyum,kafam rahat,iç çekişlerim olsa da aşabileceğim gücündeyim. everything is ok, demekten başka bir durum yok ortada. beni mutlu eden herkese çok teşekkür ediyorum.mutlu günlerimi daha da mutlu hale getiren güzel insanlar..hayatımın her safhasında olun inşallah...
aradan geçen onca zamandan sonra insanın aklına şu iki soru takılıyor: dünyaya geldiğime memnun muyum? , annem benim gibi bir kızı olduğu için mutlu mu? ... cevapların sabitlik göstermediği,karmaşık cevapların yer aldığı bir sorular zinciri. sesli olarak cevaplanmasına gerek yok, içimizden verelim yeter.ama içimizde yüksek sesle söyleyelim ki bütün organlarımız duysun..
bundan tam 24 yıl önce..karlı bir kış akşamı,aylardan aralık.şimdiki aralığa benzemeyen bir ay. kışın,soğuğun olduğu,yerlerin karla kaplı olduğu bir ay...günlerden çarşamba,saat dört civarı. sancılar başlar yavaşça,giderek artarak. doğunun yakşaltığını hisseden annem hemen halamın yanına gider.apar topar hastaneye gidilir ve sonra mutlu son..akşam altı civarı ,ailemin hayatı değişmiştir artık. onlar sadece eş değil artık bir anne ve bir babadır. yeni bir sıfat gelmiştir isimlerinin önüne benim doğumumla birlikte. artık hayata daha farklı bakılmaktadır.
gel zaman git zaman aradan kocaaa 24 yıl geçer...acısıyla tatlısıyla ki akılda kalan hep tatlı anılardır ki ben bardağın dolu tarafını görürüm zaten her zaman.
yeni yaşımın yeni saatleri... sevdiğim insanlarla birlikteyim,sağlıklıyım, mutluyum,kafam rahat,iç çekişlerim olsa da aşabileceğim gücündeyim. everything is ok, demekten başka bir durum yok ortada. beni mutlu eden herkese çok teşekkür ediyorum.mutlu günlerimi daha da mutlu hale getiren güzel insanlar..hayatımın her safhasında olun inşallah...
aradan geçen onca zamandan sonra insanın aklına şu iki soru takılıyor: dünyaya geldiğime memnun muyum? , annem benim gibi bir kızı olduğu için mutlu mu? ... cevapların sabitlik göstermediği,karmaşık cevapların yer aldığı bir sorular zinciri. sesli olarak cevaplanmasına gerek yok, içimizden verelim yeter.ama içimizde yüksek sesle söyleyelim ki bütün organlarımız duysun..
17 Aralık 2009
doğumm günüüü:)
uyu da büyü bebeğim,bebeğim.
ben sana eee,ninniler söyleyeyim.
elemsiz yürü geç,
bu dünya seferinden,
Allah'ım korusun
yeryüzünün şerrinden.
kalbinden, başkasına uyma.
kimseyi üzmeye kıyma,
hayat seni buna zorlasa da..
bu gün, benim dünya alemini şereflendirdiğim günün sene-i devriyesidir:) dünyaya iyi ki gelmişim,iyi ki annem beni doğurmuş da bir sürü arkadaşım olmuş, iyi ki büyümüşüm de bir sürü çanta almışım da, iyi ki iyi ki...
iyi ki kendimi tanımışım, iyi ki dostlar edinmişim ki değeri ölçülemez insanlar.iyi ki annem babam ,benim annem ve babam olmuşlar ki onların değerini bir ebeveyn olmadan önce bile iyice anlamışım...
yazıyı romantikleştirmeden kısa keseyim:) çünkü romantik değil gayet mutluyum:) herkese şimdiden kocamann teşekkürlerrr:) ehh kendime bir şarkı armağan edeyim:)
I love you baby and if it’s quite all right
I need you baby to warm the lonely nights
I love you baby, trust in me when I say
Oh pretty baby, don’t bring me down I pray
Oh pretty baby, now that I’ve found you stay
And let me love you baby, let me love you
ben de seni seviyorum bebeğim:)
ben sana eee,ninniler söyleyeyim.
elemsiz yürü geç,
bu dünya seferinden,
Allah'ım korusun
yeryüzünün şerrinden.
kalbinden, başkasına uyma.
kimseyi üzmeye kıyma,
hayat seni buna zorlasa da..
bu gün, benim dünya alemini şereflendirdiğim günün sene-i devriyesidir:) dünyaya iyi ki gelmişim,iyi ki annem beni doğurmuş da bir sürü arkadaşım olmuş, iyi ki büyümüşüm de bir sürü çanta almışım da, iyi ki iyi ki...
iyi ki kendimi tanımışım, iyi ki dostlar edinmişim ki değeri ölçülemez insanlar.iyi ki annem babam ,benim annem ve babam olmuşlar ki onların değerini bir ebeveyn olmadan önce bile iyice anlamışım...
yazıyı romantikleştirmeden kısa keseyim:) çünkü romantik değil gayet mutluyum:) herkese şimdiden kocamann teşekkürlerrr:) ehh kendime bir şarkı armağan edeyim:)
I love you baby and if it’s quite all right
I need you baby to warm the lonely nights
I love you baby, trust in me when I say
Oh pretty baby, don’t bring me down I pray
Oh pretty baby, now that I’ve found you stay
And let me love you baby, let me love you
ben de seni seviyorum bebeğim:)
16 Aralık 2009
mutluyum bee:)
yoğun bir şekilde cuma gününe hazırlık yapıyoruz.cuma günü benim dünyayı şereflendirdiğim gün:) bu sene bir değişiklik yaptım ve kendim için değil başkaları için sürpriz hazırladım. bu ayda benden başka iki bayanın da doğum günü.cuma günü bize gelecekler,ben ellerimle müthiş mamalar hazırlayacağım.üstelik minik hediyeleri de bugün alındı,çok şekerler:) tabi annecim sağolsun aynı hediyeden bana da aldı,işte bu daha güzeli:)
yapılacak olan pastanın üstünde üç kadının ismi yazacak. değişik bir durum olacak belki ama benim hoşuma gidiyor. ilk defa kendi doğduğum günde başkalarını mutlu etmek için uğraşacağım.sanırım kendime verebileceğim en güzel hediyelerden biridir bu. başkalarını mutlu etmek için çalışmak..işte bana en keyif veren duygu...bu özel günün bir başka özelliği daha olacak..birine daha sürpriz yapacağım ama bu sürpriz çok özel olacak.en çok da onun için heyecanlanıyorum.cuma akşmamına yetişir mi bilmem ama çok yakında olacağı kesin.hele bir yapabileyim o zaman yazarım yaptığımı. eğer yapamazsam şimdi boşuna yazmış olmayayım.
keyfim gıcır:) bugün yoruldum aslında.alışverişler,hediye almalar falan eve çok geç girdik.üstelik poşetleri arabadan taşımak da bana düştü ki kaç sefer yaptım.. ama şöyle bir güzellik oldu,son poşetleri eve taşırken elektirik gitti,ve biz yaklaşık kırk beş dakika dinlenmek zorunda kaldık:) işte bu çok iyi gitti.
ertesi güne girmiş bulunmaktayız... yarın büyük bir temizlik beni bekliyor..eee cuma gününe bir sürü misafirim var.mamalar,temizlik derken bayağı yorulacağım amaaa bu tatlı yorgunluk olacak:) neyse yavaş yavaş yatışa geçeyim..
aaaa unutmadan ben yılın son anlarında dünyaya gelen bir bebeğim. anneme demiştim ki nedn beni biraz daha geç doğurmadın.yeni yılda olsaydın diye. o da demişti ki sen vaktinden sonra geldin.seni bekledk biz...şaşırılacak olan şudur: ben o kadar aceleci ,tez canlı bir insanım ki nasıl dünyaya gelmek için geç kalmayı seçtim? erken gelip napıyım diye düşünmüş olmalıyım ki bencede en doğrusunu yapmışım:)
yapılacak olan pastanın üstünde üç kadının ismi yazacak. değişik bir durum olacak belki ama benim hoşuma gidiyor. ilk defa kendi doğduğum günde başkalarını mutlu etmek için uğraşacağım.sanırım kendime verebileceğim en güzel hediyelerden biridir bu. başkalarını mutlu etmek için çalışmak..işte bana en keyif veren duygu...bu özel günün bir başka özelliği daha olacak..birine daha sürpriz yapacağım ama bu sürpriz çok özel olacak.en çok da onun için heyecanlanıyorum.cuma akşmamına yetişir mi bilmem ama çok yakında olacağı kesin.hele bir yapabileyim o zaman yazarım yaptığımı. eğer yapamazsam şimdi boşuna yazmış olmayayım.
keyfim gıcır:) bugün yoruldum aslında.alışverişler,hediye almalar falan eve çok geç girdik.üstelik poşetleri arabadan taşımak da bana düştü ki kaç sefer yaptım.. ama şöyle bir güzellik oldu,son poşetleri eve taşırken elektirik gitti,ve biz yaklaşık kırk beş dakika dinlenmek zorunda kaldık:) işte bu çok iyi gitti.
ertesi güne girmiş bulunmaktayız... yarın büyük bir temizlik beni bekliyor..eee cuma gününe bir sürü misafirim var.mamalar,temizlik derken bayağı yorulacağım amaaa bu tatlı yorgunluk olacak:) neyse yavaş yavaş yatışa geçeyim..
aaaa unutmadan ben yılın son anlarında dünyaya gelen bir bebeğim. anneme demiştim ki nedn beni biraz daha geç doğurmadın.yeni yılda olsaydın diye. o da demişti ki sen vaktinden sonra geldin.seni bekledk biz...şaşırılacak olan şudur: ben o kadar aceleci ,tez canlı bir insanım ki nasıl dünyaya gelmek için geç kalmayı seçtim? erken gelip napıyım diye düşünmüş olmalıyım ki bencede en doğrusunu yapmışım:)
12 Aralık 2009
Emanet
Hadi kalk gel,bul bir bahane
Birazcık heves,biraz cesaret,
İlk günkü gibi duruyor hala,
Kalbin ömürlük ,bende emanet...
tüm bunlardan sonra eğer gelmiyorsa hala, gittiği yerde mutludur demek . söylenen ne bir şarkının ne bir tatlı sözün tesiri yoktur artık. dinlememek gerek bu şarkıları, seni bu havaların yanında bu şarkılar da mahvetmedi mi?
Birazcık heves,biraz cesaret,
İlk günkü gibi duruyor hala,
Kalbin ömürlük ,bende emanet...
tüm bunlardan sonra eğer gelmiyorsa hala, gittiği yerde mutludur demek . söylenen ne bir şarkının ne bir tatlı sözün tesiri yoktur artık. dinlememek gerek bu şarkıları, seni bu havaların yanında bu şarkılar da mahvetmedi mi?
5 Aralık 2009
MÜZİK
bu gece güzel bir müzik ziyafeti çektim. uzun zamandır dinlemediğim bazı parçaları dinledim. müziği çok severim,eski zaman parçaları favorimdir.bu yüzden biraz daha erken doğsaydım dediğim olur.
eskiye ait ne varsa severim.geçmişte yaşıyorum çoğu zaman,yani sanırım. tarih dersini sevmem de bu durumumum etkisi var mı bilemiyorum ama bağlantısı vardır canım. tairh demişken şuan da çalışmam gereken bir ders, pek başarı değilim çalışma konusunda. sevemedim bir türlü çalışmayı,yani çalışıyorum ama şöyle içten gelen bir coşkum yok.kaldı ki şuan çalıştığım dersler gayet güzel.neyse artık ,umarım hevese gelirim en kısa zamanda.
şarkılardan güzel bir portpori yapıp yazacaktım buraya fakat biraz önce okuduğum birkaç yazı zihnimi dağıttı.ben de o güzelim şarkıları ele alırken zihnimin sadece onlarla ilgili olmasını istedim.o yüzden vazgeçtim yazmaktan. ama söylemeden geçemeyeceğim bişi var ki çok özlemişim şarkı söylemeyi.. lisedeyken arkadaşlarla söylerdik. ya da sahile gider gitar eşliğinde eğlenirdik. uzun zamandır yapamadığımız şeyler. ne vakit var ne de şarkı söyleyip eğlenecek halimiz. özellikle eski zaman parçalarını söylerdik,tabi biraz dalgasına yapardık.incecik sesimle daha da tizleştirirdim ki kedinin kuyruğuna bassanız da aynı ses çıkar. sanırım kendi sesimin inceliğinden ince sesli şarkıları daha çok seviyorum.gerçi kalın sesli şarkıcıları da severek dinlerim. güzel olan hr sesi sevrek dinlerim ben aslında,ayrım yoktur bende. Türk veya yabancı fark etmez,yeter ki kulağa ruha hitap etsin. ayrıca operayı da severim. o nerden çıktı demeyin, incecik sesli olacaksın,şöylee sesin kısılmadan bağıracaksın.
neyse gecenin bir vakti uzun tutmamak gerekir. gözler yorulmuş, parmaklar birbirine karışmış, esnemek başlamışken bitirmek gerek içimizde kalanları yazamadığımız şu güzelim yazımızı..
eskiye ait ne varsa severim.geçmişte yaşıyorum çoğu zaman,yani sanırım. tarih dersini sevmem de bu durumumum etkisi var mı bilemiyorum ama bağlantısı vardır canım. tairh demişken şuan da çalışmam gereken bir ders, pek başarı değilim çalışma konusunda. sevemedim bir türlü çalışmayı,yani çalışıyorum ama şöyle içten gelen bir coşkum yok.kaldı ki şuan çalıştığım dersler gayet güzel.neyse artık ,umarım hevese gelirim en kısa zamanda.
şarkılardan güzel bir portpori yapıp yazacaktım buraya fakat biraz önce okuduğum birkaç yazı zihnimi dağıttı.ben de o güzelim şarkıları ele alırken zihnimin sadece onlarla ilgili olmasını istedim.o yüzden vazgeçtim yazmaktan. ama söylemeden geçemeyeceğim bişi var ki çok özlemişim şarkı söylemeyi.. lisedeyken arkadaşlarla söylerdik. ya da sahile gider gitar eşliğinde eğlenirdik. uzun zamandır yapamadığımız şeyler. ne vakit var ne de şarkı söyleyip eğlenecek halimiz. özellikle eski zaman parçalarını söylerdik,tabi biraz dalgasına yapardık.incecik sesimle daha da tizleştirirdim ki kedinin kuyruğuna bassanız da aynı ses çıkar. sanırım kendi sesimin inceliğinden ince sesli şarkıları daha çok seviyorum.gerçi kalın sesli şarkıcıları da severek dinlerim. güzel olan hr sesi sevrek dinlerim ben aslında,ayrım yoktur bende. Türk veya yabancı fark etmez,yeter ki kulağa ruha hitap etsin. ayrıca operayı da severim. o nerden çıktı demeyin, incecik sesli olacaksın,şöylee sesin kısılmadan bağıracaksın.
neyse gecenin bir vakti uzun tutmamak gerekir. gözler yorulmuş, parmaklar birbirine karışmış, esnemek başlamışken bitirmek gerek içimizde kalanları yazamadığımız şu güzelim yazımızı..
3 Aralık 2009
insan olmak
içim sıkılıyor,
kızıyorum kendime,
ruhum sıkılıyor,
vicdanım rahatsız,
yaptıklarımdan hoşnut değilim,
bozuluyor bazı şeyler,
durdurmazsam daha da ileri gidecek,
çekilmeliyim kenara,
geçenlere yol vermeliyim,
görmesinler beni,
bakmasınlar bana,
inzivaya çekilip,
kafamı dinlemeliyim,
haketmediğim güzellikleri düşünmeli,
kaçırdıklarım için üzülmeli,
çeki düzen vermeli,
artık değişmeli,
yeni bir yol seçilmeli,
doğru olanı yapmaya çalışmalı,
sonra tevekkül edilmeli...
yine insan olmanın ağırlığı altında ezilmek üzereyim...
kızıyorum kendime,
ruhum sıkılıyor,
vicdanım rahatsız,
yaptıklarımdan hoşnut değilim,
bozuluyor bazı şeyler,
durdurmazsam daha da ileri gidecek,
çekilmeliyim kenara,
geçenlere yol vermeliyim,
görmesinler beni,
bakmasınlar bana,
inzivaya çekilip,
kafamı dinlemeliyim,
haketmediğim güzellikleri düşünmeli,
kaçırdıklarım için üzülmeli,
çeki düzen vermeli,
artık değişmeli,
yeni bir yol seçilmeli,
doğru olanı yapmaya çalışmalı,
sonra tevekkül edilmeli...
yine insan olmanın ağırlığı altında ezilmek üzereyim...
2 Aralık 2009
:)
:):)
dünkü yazım bir yerlere ulaşmış ki dünkü iki aksilikte bugün çok basit bir şekilde çözümlendi:) Allahı ım binlerce şükürler olsun.. demek ki çok içten dua etmişim,bugün olayların çözümlenmesini öylece izledim...
moralim bozuk olduğu için bloğun rengini de değişmiştim.hani kadınlar saçlarını kestirirler veya boyatırlar ya sinirleri bozuk olduğu zaman işte ben de bloğu değiştim.( saçın doğallığından yana olduğum için rengini değiştirmiyorum.) ama çok tatlı oldu böyle:) tam bir kız bloğu:) aynı Elif Şafak ın " Aşk" kitabı gibi:) aşk dolu,sevgi dolu,sevencenlik dolu nice yazılar olsun inşallah..
Al bulutlarım sana yatak olsun
yumuşacık ,sessizce üstünü örtsün
ateşim aşkına kıvılcım olsun
sonsuz yansın yüreğinde ,hayata doysun
iyi geceler...
dünkü yazım bir yerlere ulaşmış ki dünkü iki aksilikte bugün çok basit bir şekilde çözümlendi:) Allahı ım binlerce şükürler olsun.. demek ki çok içten dua etmişim,bugün olayların çözümlenmesini öylece izledim...
moralim bozuk olduğu için bloğun rengini de değişmiştim.hani kadınlar saçlarını kestirirler veya boyatırlar ya sinirleri bozuk olduğu zaman işte ben de bloğu değiştim.( saçın doğallığından yana olduğum için rengini değiştirmiyorum.) ama çok tatlı oldu böyle:) tam bir kız bloğu:) aynı Elif Şafak ın " Aşk" kitabı gibi:) aşk dolu,sevgi dolu,sevencenlik dolu nice yazılar olsun inşallah..
Al bulutlarım sana yatak olsun
yumuşacık ,sessizce üstünü örtsün
ateşim aşkına kıvılcım olsun
sonsuz yansın yüreğinde ,hayata doysun
iyi geceler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
