bu gece kendimı değil de meryem ile leyladan bahsetmek istedim..bir kitabın iki hayali kahramanı.. benim için yaşayan insanlardan farksızlar..onlarla üzülmeye ve mutlu olmaya başladığım için..onların başına bir şey geldiği zaman içim titriyor... diyorum ya gerçekten birinin başına geliyorsa bunlar..dünyanın her yerinde mi çile çekiyor bu kadınlar?
ikisi de aşık..biri babasına diğeri çocukluk arkadaşına..biri babasından darbe yiyor diğeri sevdiğine ancak on yıl sonra kavuşabılıyor..savaaşın ortasındaki bu iki kadının öyküsü hiç beklenmedik bir anda kesişiyor...birbirlerinin hayatlarına katkıda bulunuyorlar..insanın hayatının bir anda yerlebir olmasının öyküsü.. sadece küçük bir şey, her şeyi mahfetmeye yetiyor... bu kadar basit hayatlarımız varken yine çılgınlar gibi kavga ediyoruz birbirimizle..her şey bir saniyede değişmeye mahkumken biz sonsuza kadar aynı durumda olacağımızı sanıyoruz. ne büyük cahillik..istemiyorum hiçbir meryemin ve leylanın hayatının kararmasını.. sadece kadın oldukları için çektikleri sıkıntıların olması iki kat üzüyor beni..kitabı okurken bırakıyorum bazen..düşünüyorum ve içime sıkıntı doluyor...neden diyorum,neden? bütün günü sıkıntı,stres içinde geçiriyorum bazen..hem kitap bitsin beni rahat bıraksın istiyorum hem de sanki onlara yardım edebilirim diye bitmesin diyorum..mutlu son istiyorum...mutlu son...tamam diyeyim bunca sıkıntı şu mutluluklar içindi...lütfen öyle bitsin her hikayenin sonu..yoksa okuyamayacağım artık kitap... Afganıstanın mazlum kadınları sizin içindir duam...sihirli bir değneyim olsa sizi dünyanın en mutlu insanları yapardım..bunu fazlasıylaa hakediyorsunuz... hele adı meryem ve leyla olan varsa içinizde onlara söyleyin cennetin en güzel yerlerinden rezervasyonları vardır...
hangi şarkı anlatırkı şuanki ruh halimi bilemedim,varmadı elim yazmaya hiçbir şarkıyı...ne diyim ,kadın olmak zormuş .. hem de dünyanın her köşesinde..
30 Temmuz 2009
6 Temmuz 2009
Boşnak Böreği
dün bütün gün ewde oturup durdum... canım hiç dışarı çıkmak istemedi..artık ewın keyfini çıkarmak istiyorum..ewde vakit geçirmek,ewde tembellik yapmak...ewimi özlemişim kısacası.. yine dün ewimle hasret giderirken aklıma bişi geldi.yaa dedim artık ew kızıyım, eee o halde bişiler yapayım.biraz temizlik yaptıktan sonra açtım ınterneti girdim yemek sitelerine... şöyle güzel bir hamur işi bulayım dedim... arastırmadan sonra bır boşnak böreği dikkatımı çektii..işte dedim bunu yapabilirim..hemen mutfaga koştum tabii laptop da benimlee..çünkü tarif onda:) ekrana bakarak malzemeler ayarladım...o kadar cahilim ki anlatamam... tarifte haur yapın yazıyordu.. bana dank etti, hamur nasıl yapılır ki? hemen başka sayfadan hamurun yapılışına baktım:) masanın üstünde unlar,yumurtalar, yoğurtlar vee laptop:) neysem güzelce yoğurdum... teryagı falan çok güzel süsledim hamurum..güzelce de oklavayla açtım...bıraz dınlendırdım hamuru ve 200 derecelı fırına gönderdim..üstü kızarınca da aldım...ılk tadına annemle babam baktı ve cok begendıler...sonra bugun annmın arkadalarına götürdüm..ben yaptım diyince önce ınanmadılar..her seyı ben yaptım die anlatınca tamam dedilerr..meger çok begenmışler ondan bana ınanmamışlar:) dediler elin yatkın demek ki.. çok mutlu oldum ben de:) şımdı de kek yapmayı öğrenmek istiyorum..ee bir tatlı bir tuzlu bileyim dimi:) aslında kurbıye de öğrenmelıyım, ben çok sewıyorum kurabiye..neys yawas yawas hepsını oğrenırım:) bu ew kızlığı yaradı bana:) tabı buna en çok annem sewınıyor:)
bu arada nie boşnak boregı de laz böreği(lazım ya ben) deil die aklınıza gelmesin laz böreği yapmak öylee kolay deıl...bıraz yürek ister onu yapmak:)
bu arada nie boşnak boregı de laz böreği(lazım ya ben) deil die aklınıza gelmesin laz böreği yapmak öylee kolay deıl...bıraz yürek ister onu yapmak:)
3 Temmuz 2009
You're Only Lonely
WHEN THE WORLD IS READY TO FALL ON YOUR LITTLE SHOULDERS,
AND WHEN YOU'RE FEELING LONELY AND SMALL,
YOU NEED SOMEBODY THERE TO HOLD YOU.
YOU CAN CALL OUT MY NAME...WHEN YOU'RE ONLY LONELY,
NOW, DON'T YOU EVER BE ASHAMED, YOU'RE ONLY LONELY,
dört tane güney kore fılmı ızledıkten sonra bi tşk yazısı yazmaya karar verdim..bitirdi benı bu çekık gözlulerr... fılm ızleme konusunda hep korku ve gerılımden yana olmuşumdur..şöyle tüylerim ürpersin korkayım istemişimdir.. bu fılmlerı ızledıkten sonra ewet yıne tuylerım ürperdi ama bu sefer korkudan değil de ruhum acıdı sanki... çok duygusal geldi..ve bana çok tanıdık....ozellıkle daisy(papatya) flmı benı cok etkıledıı..ılk ızledıgımde arkadaşlar eşlığınde izledım,çok duygusal olmasına rağmen ben kahkaha atarak ızlemıstım.. amaa bendekı ızlerını ıçıme yawaş yawaş almısım... aklımda cok kaldıı.. bır defa daha ızlemeyı çok çok ıstıyorum fakat cesaret edemıyorum..ewet bır defa daha ızlemeye korkuyorum..bu sefer ağlarım çünkü..o fılmdeki kiralık katile benzetmıştım kendımı...benzeyen yanlarımız coktu..özellıkle aşka bakış açımızz..yanı sadece fılmlerde olmuyor oyle şeyler, hayatımızda da var bazı güzellikler...diğer fılmlerde ise konu farklıydı ama onlaı da cok begendım...ama hepsının ortak bir yönü vardı... hıc bırı sonunda mutlu olmadıı...fakat kısa da olsa yaşadıkları aşkı farkına vardılar ve ona sımsıkı sarıldılar..gecırdıklerı zamanı iyi degerlendırdıler...
artık romantık kuşagımın kahramanı kore filmleri:) her akşam oturup bir tane ızleyeyım dıyorum ama sonra da düşünüyorum yüreğim nasıl dayansın bu kadar duydu selinee...adamlar sağolsunlar hep üzüyorlar..ben de her zaman oldugu gibi fazla kaptırıyorum kendımı fılmleree.. hemen bir hayal dunyasına giriveriyorum.. ben bi film yazcak olsam kesınlıkle sonunu iyi bitiririm..herkes mutlu olur...filmın formatına uymaz demesın kımse, bn oyle bır ayarlarım ki herkes mutlu olmak zorunda kalır:) hem bırakalım da bari filmlerdekiler çok mutlu olsunlar... bizim de içimiz bır rahat etsin, oh be diyelım sonunda mutlu bir çift gördük,evet aşkın gücü varmış dıyelım... inançlarımızı tazeliyelim...
ne diyelim bu fılmler izlenmeli benc..ince bır ruhun aşk sancıları bu filmler...çok kibar, zarar gelsin istemeyen, duygusunu taa ruhunun derinlıklerınde hısseden ve ozellıkle ruhuyla seven,ruhunu hısseden aşıkların oldugu bır fılm bunlar... ince bir ruhu olan herkese gelsin...
AND WHEN YOU'RE FEELING LONELY AND SMALL,
YOU NEED SOMEBODY THERE TO HOLD YOU.
YOU CAN CALL OUT MY NAME...WHEN YOU'RE ONLY LONELY,
NOW, DON'T YOU EVER BE ASHAMED, YOU'RE ONLY LONELY,
dört tane güney kore fılmı ızledıkten sonra bi tşk yazısı yazmaya karar verdim..bitirdi benı bu çekık gözlulerr... fılm ızleme konusunda hep korku ve gerılımden yana olmuşumdur..şöyle tüylerim ürpersin korkayım istemişimdir.. bu fılmlerı ızledıkten sonra ewet yıne tuylerım ürperdi ama bu sefer korkudan değil de ruhum acıdı sanki... çok duygusal geldi..ve bana çok tanıdık....ozellıkle daisy(papatya) flmı benı cok etkıledıı..ılk ızledıgımde arkadaşlar eşlığınde izledım,çok duygusal olmasına rağmen ben kahkaha atarak ızlemıstım.. amaa bendekı ızlerını ıçıme yawaş yawaş almısım... aklımda cok kaldıı.. bır defa daha ızlemeyı çok çok ıstıyorum fakat cesaret edemıyorum..ewet bır defa daha ızlemeye korkuyorum..bu sefer ağlarım çünkü..o fılmdeki kiralık katile benzetmıştım kendımı...benzeyen yanlarımız coktu..özellıkle aşka bakış açımızz..yanı sadece fılmlerde olmuyor oyle şeyler, hayatımızda da var bazı güzellikler...diğer fılmlerde ise konu farklıydı ama onlaı da cok begendım...ama hepsının ortak bir yönü vardı... hıc bırı sonunda mutlu olmadıı...fakat kısa da olsa yaşadıkları aşkı farkına vardılar ve ona sımsıkı sarıldılar..gecırdıklerı zamanı iyi degerlendırdıler...
artık romantık kuşagımın kahramanı kore filmleri:) her akşam oturup bir tane ızleyeyım dıyorum ama sonra da düşünüyorum yüreğim nasıl dayansın bu kadar duydu selinee...adamlar sağolsunlar hep üzüyorlar..ben de her zaman oldugu gibi fazla kaptırıyorum kendımı fılmleree.. hemen bir hayal dunyasına giriveriyorum.. ben bi film yazcak olsam kesınlıkle sonunu iyi bitiririm..herkes mutlu olur...filmın formatına uymaz demesın kımse, bn oyle bır ayarlarım ki herkes mutlu olmak zorunda kalır:) hem bırakalım da bari filmlerdekiler çok mutlu olsunlar... bizim de içimiz bır rahat etsin, oh be diyelım sonunda mutlu bir çift gördük,evet aşkın gücü varmış dıyelım... inançlarımızı tazeliyelim...
ne diyelim bu fılmler izlenmeli benc..ince bır ruhun aşk sancıları bu filmler...çok kibar, zarar gelsin istemeyen, duygusunu taa ruhunun derinlıklerınde hısseden ve ozellıkle ruhuyla seven,ruhunu hısseden aşıkların oldugu bır fılm bunlar... ince bir ruhu olan herkese gelsin...
26 Mayıs 2009
penceresi önünde karanfil saksı
oturmuş yazar yarim birine yazı
kimi sever bilinmez dumanlı başı
zalım olma sevdiğim,
kalpsiz değilim
batmam elin üstüne ,
diken değilim
pencesi üstünde üzümlü asma
benden başka birini aklına takma
benimki de yürek canım
üstüne basma
zalim olma sevdiğim
taştan değilim
döndür başını bir bak
haram değilim
oturmuş yazar yarim birine yazı
kimi sever bilinmez dumanlı başı
zalım olma sevdiğim,
kalpsiz değilim
batmam elin üstüne ,
diken değilim
pencesi üstünde üzümlü asma
benden başka birini aklına takma
benimki de yürek canım
üstüne basma
zalim olma sevdiğim
taştan değilim
döndür başını bir bak
haram değilim
İşte Ben Böyle Bir Hal İçindeyim
uzunn zaman olmuş yazmayalı...bahanelerimi yazmaktansa şu andaki yazıma konsantre olmalıyım... az kaldı dönemin bitmesine, sınav sonucumun açıklanmasına,tatile girip kafamı dinlememe,hayatımla ilgili kararlar almaya... bir yıl daha geride kalıyor,bana katılanlarrla ve benim unutmaya çalıştıklarımla... bazen düşünüyorum zamanı... vakit, bizim anladığımız açıklamasıyla geçirilen an...weya benim açıklamama göre öyle.. her neyse, işte bu vakit öyle akıyor ki yetişmek zor,bunu herkes biliyor..beenim düşündüğüm başka... bu vakit, etrafımda olan her şey boş geliyor.. küçükken bir şey yedıgımde (bu çikolata olurdu çoğu zaman) bu tadı nasıl alıyorum ben? bu tad beni nasıl mutlu edıyo?herkes benim gibi aynı tadı alıyor mu? gibi sorular sorardım kendime... ve sorularıma cevap alamaz yediğim şeyin tadını da almazdım artık..benim için ısırdığım bir nesne olurdu sorulardan sonra... bilimcime yerleşmiş demek ki şu an da zaman için öyle düşünüyorum.. ve benim için yaşam,zaman anlamsızlaşıyor... boş geliyor her şey...aslında bu durum üzüntülü anlar için ideal.. sıkıntılı anlarım ,anlamsızlaşsa da olur.. bir den anlamını yitiriyor her şey,sonra aradan zaman geçince yine eski anlaına dönüyor... bir git gel yaşıyor kavram anlayışlarım... kafam karışıyor,okuduklarımdan,izlediklerimden çok etkileniyorum..insanların gerçek hayatları değil de - herkesin hayat deneyımı kendınedır diye düşnüyorum - kitaplardaki ,filmlerdeki sanal hayatlar etkiliyor beni... gerçek hayatlar çok sığ ve insanlar samimi değiller,duygularını paylaşmayı bilmiyorlar,ruh desen ne olduğu hakkında hiçbir fikri olmayan insan çok... amaa bir kitap okuyorsun,uzun uzun ruh tahlılleri.. insan kokuyor buram buram.. işte diyorsun yaratılan insan böyle bir şey olmalı... derinine inildikçe büyüyen,düşünebilen,nefes almaktan başka görevleri de olduğunu bilen.... hasret kalıyorum böyle şeylere... derdim büyük... istiyorum ki oturayım bir denizin karşısına konuşayım.. anlatayım durmadan...ama konuşarak değil..yoruldum konuşmaktann.. sesim çıkmasa bile anlaşılsın haykırmak istediklerim.. anlasınlar derdimi... konuşulacak kadar basit olmadığı için konuşarak anlatmayı seçmediğimi anlasınlar... dinledikten sonra da sessizce çekip gitsinler... boşalmış halde biraz yalnız kalmalıyım...
işte ben böyle bir hal içindeyim
aslında derin keder içindeyim
............
işte ben böyle bir hal içindeyim
aslında derin keder içindeyim
............
18 Mart 2009
Zor...
Zor... Duramam ayakta hergün kırılıp da
Zor.. . Aşk yaşanmıyor her gün her an yanılıp da
Her giden bir parça çalıyor benden
Yarım kalanlara rağmen
Yok bağırma sakın hiç şimdi alınıp da
Yok ustume gelme hiç eskiye sarılıp da
Her acı bir günah siliyor benden
Yarım kalanlara rağmen
diyecek çok seyim vardı aslında amaa bu şarkı bütün duygularımı anlattı..bana gerek kalmadı yanii.. . zor olduğunu anlatıyor ; sanki kolay bir şey varmış gibi şu hayatta... özellikle bahsedilen konu aşk olunca kolay olması gibi bir düşünce akıldan bile geçirilmez... niye edilgen cümleler kurduğumu bilmiyorum.. bana ait değil ,öznesi başka bu cümlelerin der gibiyim... kendim olarak değil de başka bir zamir tarafından yazılınca daha mı etkili olacak... weya bunları hisseden başkası ben sadece yazıya dökenım, benım bu duygularlaa hiçç alakam yok , mu demek istiyorum... bilincimin altında neler oldugunu kestirememem normal de artık üstünü de anlayamaz oldum.. hislerim altüst.. bilincimin hangi köşesindeyse düşüncelerim köşe kapmaca oynuyor..bulamıyorum...ne nerde,nereye saklanmışş , hangi hücrenin içine gizlenmiş... bulamıyorum, belki aramıyorum bile;belkı de cok aradım ,yoruldum ve pes ediyorum... bilemiyorum... öğrenecekelrımden korktugum için mi öğrenmek ıstemıyorum onu da bılmıyorum.. tek bildiğim hiç bir şey bılmedıgımdırr, hislerime ne kadar da tercüman olan bir cumle... hep başkalarının söyledikleriyle yetınınce insanın kendıne ait cümleleri olmuyor... kendim olarak devam edemeyeceksem ne önemi var devam etmenin...
Zor.. . Aşk yaşanmıyor her gün her an yanılıp da
Her giden bir parça çalıyor benden
Yarım kalanlara rağmen
Yok bağırma sakın hiç şimdi alınıp da
Yok ustume gelme hiç eskiye sarılıp da
Her acı bir günah siliyor benden
Yarım kalanlara rağmen
diyecek çok seyim vardı aslında amaa bu şarkı bütün duygularımı anlattı..bana gerek kalmadı yanii.. . zor olduğunu anlatıyor ; sanki kolay bir şey varmış gibi şu hayatta... özellikle bahsedilen konu aşk olunca kolay olması gibi bir düşünce akıldan bile geçirilmez... niye edilgen cümleler kurduğumu bilmiyorum.. bana ait değil ,öznesi başka bu cümlelerin der gibiyim... kendim olarak değil de başka bir zamir tarafından yazılınca daha mı etkili olacak... weya bunları hisseden başkası ben sadece yazıya dökenım, benım bu duygularlaa hiçç alakam yok , mu demek istiyorum... bilincimin altında neler oldugunu kestirememem normal de artık üstünü de anlayamaz oldum.. hislerim altüst.. bilincimin hangi köşesindeyse düşüncelerim köşe kapmaca oynuyor..bulamıyorum...ne nerde,nereye saklanmışş , hangi hücrenin içine gizlenmiş... bulamıyorum, belki aramıyorum bile;belkı de cok aradım ,yoruldum ve pes ediyorum... bilemiyorum... öğrenecekelrımden korktugum için mi öğrenmek ıstemıyorum onu da bılmıyorum.. tek bildiğim hiç bir şey bılmedıgımdırr, hislerime ne kadar da tercüman olan bir cumle... hep başkalarının söyledikleriyle yetınınce insanın kendıne ait cümleleri olmuyor... kendim olarak devam edemeyeceksem ne önemi var devam etmenin...
30 Ocak 2009
dün gece bizi yani Türkleri gururlandıracak bir şey oldu... saat on buçuk sularında televızyonlar canlı yayına bağlandılar isviçre yle.. cünkü başbakanımız şahane bir sov yapmıştı... israil başbakanına, dünyada kalbi aklı fikri ve ruhu olan her insanın yapmak istediği bir şeyi yaptı.. zalim ve katıl olduklarını yüzlerine karşı söyledi.. ayrıca perez (Başbakanımıza oldu çerez) sesini yükselterek konuşmuş onun da hesabını aldı Tayyip amca.. Taktire şayan bir hareketti ki ayakta alkışlamak isterdim.. hattaa bu kadar sözle bile sinirimi alamaz giderken bir de perezin suratına tükürürdüm..ayy ondan sonra görme senn kaosu..:) werilmesi gereken bir tepkıydıı.. o anda o tepkıyi weren olmak ısteyen ınsan çoktur... zaten çoğu kişi tebrik ettiler ve haklı buldular.. yanii üç maymunu oynamadıgımızı yüzlerine karşı söylemış olduk.. üslup ağır diyenler de olmuş tabıı.. lanetlenmış bır mılletın zalim,ruhu olmayan, insan katleden başbakanına nasıl bir üslupla konuşmak gerekırdı acaba? boylelerıne başbakanın cevabı geçıkmedı tabı.. gölgesinden korkanlar bizi anlayamaz.. nasıl da laf yerıne oturmuşş...ayrıca sesimi çıkarmıyorsam güdülcek koyun da değilim , yani...
içimize su serpildi bu dawranış sayesinde...tebrik ve tşk ediyorum Sayın Başbakanım ... içimizdeki çığlıklara ses oldugun için, gerektıgınde nasıl tepki verilmesi gerektıgını gösterdiğin için ve üç maymunu oynayan gereksiz ınsanlardan olmadıgımızı gösterdiğin için..
içimize su serpildi bu dawranış sayesinde...tebrik ve tşk ediyorum Sayın Başbakanım ... içimizdeki çığlıklara ses oldugun için, gerektıgınde nasıl tepki verilmesi gerektıgını gösterdiğin için ve üç maymunu oynayan gereksiz ınsanlardan olmadıgımızı gösterdiğin için..
18 Ocak 2009
Anlamazdın,anlamazdın
Kadere de inanmazdın
Hani sen acı veren kalpsizlerden
Olamazdın...
Şu sıraların çok meşhur parçasıı..fılmını ızlemesem de müziklerinin methini çok duydum.. ben ki eski zaman parçalarının kraliçesi ( :) ) bunu nasıl duymamışım şaşırdım doğrusu.. kaçırdıklarım oluyor demek ki arada.. bazı müzikler o anın atmosferinde çok buyuk anlamlar taşır.. bu müziği farklı koşullarda dınlesem emınım kı çok daha hissederdim... bu aralar his duygumu rafa kaldırdım zaten..bana sıkıntı vermeye başladı şu sıralar.. zaten o kadar yogunum ki bir de kendısıne wakıt ayırmak ıstemıyorum... kendısını dınlesem çok şeyler dıyecek bana amaa dinlemek ıstemıyorum..duymak ıstemıyorum anlatmak ıstedıklerını... çok şey war içinde biriktirdiği biliyorum.. ki o yuzden karmakarısık ruyalar görüyorum..bilinçaltımı ele geçiren ruhum ben uyanıkken bana ulaşmadıgı için ben uykudayken anlatıyor içindekileri... ruyamda bıle o kadar yoruluyorum ki onu dınlerken sabaha hep yorgun kalkıyorum... beynım sürekli düşünceler içinde.. yoruluyorum diyorum , ama nafile.. söz geçiremiyorum kendıme..esiri olmuşum ruhumun... yoruldum... her sabah işe gitmek için kalkmaktan, aceleyle öğle yemeği yemekten, akşama kadar bir şeyler anlatmaktan, akşam otobüse yetişmekten, tatil gününü beklemekten,akşamları çok yorgun olmaktan,kitap okuyamadıgım için gereksiz bahaneler üretmekten, çay içmekten, beni ayakta tutsun die kahve içmekten, her günü aynı saatlerde yaşamaktan... yoruldum...yoruldugum için de bıktım bazı şeylerden..bıktıgım için de hayallerimi ve umutlarımı unuttum... bir şey ısteyemez hale geldim... ne, niçin,neden,nasıl gibi sorularıma cewap veremez oldum...çok güldüğüm halde içten kahkaha atamaz oldum ne zamandır... en çok da bu üzüyor beni.. her zaman yanımda olan tebessümüm bilee ayrılmak uzere benden... haklı, çunku ben bıle tahammül edemiyorum kendime... dinlenmeye,tatile,ruh dıngınlıgıne ıhtıyacım war fazlasıyla... ferrarısını satan bilge ,gibi bir şeyleri satıp gitmeliyim bir yerlere.. bulmak ıcın bir şeyleri... kendimi, hayatımı, tebessümlerimi, kitaplarımı, ele avuca sığmaz hayallerimi, imkansız da olsa benı mutlu eden umutlarımı, ruhumu...
Kadere de inanmazdın
Hani sen acı veren kalpsizlerden
Olamazdın...
Şu sıraların çok meşhur parçasıı..fılmını ızlemesem de müziklerinin methini çok duydum.. ben ki eski zaman parçalarının kraliçesi ( :) ) bunu nasıl duymamışım şaşırdım doğrusu.. kaçırdıklarım oluyor demek ki arada.. bazı müzikler o anın atmosferinde çok buyuk anlamlar taşır.. bu müziği farklı koşullarda dınlesem emınım kı çok daha hissederdim... bu aralar his duygumu rafa kaldırdım zaten..bana sıkıntı vermeye başladı şu sıralar.. zaten o kadar yogunum ki bir de kendısıne wakıt ayırmak ıstemıyorum... kendısını dınlesem çok şeyler dıyecek bana amaa dinlemek ıstemıyorum..duymak ıstemıyorum anlatmak ıstedıklerını... çok şey war içinde biriktirdiği biliyorum.. ki o yuzden karmakarısık ruyalar görüyorum..bilinçaltımı ele geçiren ruhum ben uyanıkken bana ulaşmadıgı için ben uykudayken anlatıyor içindekileri... ruyamda bıle o kadar yoruluyorum ki onu dınlerken sabaha hep yorgun kalkıyorum... beynım sürekli düşünceler içinde.. yoruluyorum diyorum , ama nafile.. söz geçiremiyorum kendıme..esiri olmuşum ruhumun... yoruldum... her sabah işe gitmek için kalkmaktan, aceleyle öğle yemeği yemekten, akşama kadar bir şeyler anlatmaktan, akşam otobüse yetişmekten, tatil gününü beklemekten,akşamları çok yorgun olmaktan,kitap okuyamadıgım için gereksiz bahaneler üretmekten, çay içmekten, beni ayakta tutsun die kahve içmekten, her günü aynı saatlerde yaşamaktan... yoruldum...yoruldugum için de bıktım bazı şeylerden..bıktıgım için de hayallerimi ve umutlarımı unuttum... bir şey ısteyemez hale geldim... ne, niçin,neden,nasıl gibi sorularıma cewap veremez oldum...çok güldüğüm halde içten kahkaha atamaz oldum ne zamandır... en çok da bu üzüyor beni.. her zaman yanımda olan tebessümüm bilee ayrılmak uzere benden... haklı, çunku ben bıle tahammül edemiyorum kendime... dinlenmeye,tatile,ruh dıngınlıgıne ıhtıyacım war fazlasıyla... ferrarısını satan bilge ,gibi bir şeyleri satıp gitmeliyim bir yerlere.. bulmak ıcın bir şeyleri... kendimi, hayatımı, tebessümlerimi, kitaplarımı, ele avuca sığmaz hayallerimi, imkansız da olsa benı mutlu eden umutlarımı, ruhumu...
13 Ocak 2009
neden bu kadar sığ yaşıyoruz bir şeyleri..derinlere ınmek bu kadar mı zor..her seyın basitini,kolayını ıstıyoruz... derin mevzulara girmeye calışanlara neden bu dunyadan degilmıiş gibi bakıyoruz..bıkıyorum insanlardan yawaş yawaş..sıkıyorlar artık ruhumu, tamammül gücümü alıyorlar bendenn..artık sabredemez oluyorum en ufak bir karmaşaya... neden bırbırımıze zorlaştııyoruz hayatı.. ne geçiyor elımıze birisini uzdugumuzde, nerde kaybettik biz insani vasıfları... nasıl bu hale geldik kaldı ki daha da kotuye kurek çekıyoruzz.. içimde yeterr çığlıkları atarken dışarıda sessiz kalmak da boguyorr benıı..kafa dınleyecek bır yer arıyorum surekli.. şu hayattaki zaman yontmasın beni ,zamanı ben kendıme yontayım istiyorum... müsait bir yerde ındırım beni,nefes almak ıstıyorum die bagırıyorum..amaa sesimi sadece ben duyuyorum..şöyleee hayatı ıstedıgım gıbı yaşıyayım..bir yerlere yetışmıyım, öğle tatılı bıtme telası olmasın, kahvemi uykumu açsın dıe deıl de keyıf versın dıe içmek istiyorum... zamanı,hayatı,aşkı, güzelliği doyasıya yaşayayım ıstıyorum...amaa hep bir engel hep bir engell... sıkıldım, bıktım... dayancak durumum kalmadı artık... hayatı nefes alıp vermek olarak gormek ıstemıyorum ben.. kendıme,kışılıgıme ters bır iş bu... geceleyin nefes alamadığım için uyanmak ıstemıyorum... nefes almak ıstıyorum.. nefes almakk... her sey bu kadar basitken benim nefes almak gıbı basıt bir ıstegım olmuyor onu anlamıyorum... Allah a dua ederdim beni iki şeyle ımtıhan etmesın dıe...imtihan dunyası ıştee Rabbim hep o iki şeylee sınawa sokuyor beni... kötü bir oyuncuyum, hep yenıldıgım için yenı oyunlara gecıyorum..yıne yenılgı yıne yenılgıı...yardım et Yarabbim... sıkıştım,boguluyorum ..bir mucize gonder bana.. sadece Sen'den yardım istiyorum...
17 Aralık 2008
Mutlu Yıllar :)
sevda kuşun kanadında ürkütürsen tutamazsın
öfkeyi de sapanla vurursun da saramazsın
hayat suyunun sırrını çeşmelerden bulamazsın
ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın
kendime bir mektup yazdım..kendimi anlatmak istedim belki, olmak itediğimi yazdım belki..bilemedim tam cevabımı..yaşımın son demlerinde kendime bir anı bırakmak istedim belki...yazayım ki yeni yaşıma rahatlamış,boşalmış bir şekılde gireyim istedim belki.. her şey yeni olsun benim için istedim,yenileşmeye de aklımdan başlamak istedim..belki... kalmasın hiçbir şey,hiç kimse..rahat gireyim müsadenizle yeni yaşıma..şöylee boşalmış bir kafayla..yıllardan beri ihtiyacım olan şey şu kafa huzuru..düşünmeye çok fazla ihtiyacım olduğu şu dönemlerde kafamda hiçbir şey olmasını istememe gibi bir tezatın ortasındayım...bir günlüğüne izin verebilsem kendime şöyle düşünmeden haraket etsem..denizin karşısına geçsem de sadece baksam dalgalara..yanımda sadece kendim olsam..hıç konuşmadan saatlerce dursam..yarın işten izin verseler keşke git bir dinlen diye..
atsam içimdeki her şeyi..ee kolay değil koskoca 22 yıl var içimde.. bu yıllarımın çoğunu gülerek geçirsem de içten ağlamalarım çok oldu..en çok da hep güçlü görünmek yordu beni şu hayatta..ağlamanın hafifliğini yaşayamadım ben, çok içimde kaldı bu durum..şöyle saatlerce hıçkırarak ağlamadım hiç...ağlasam rahatlarım diye akıtmadım içindeki sıkıntıyı dışarı...içimde olsun kendiliğinden geçsin istedim..
tek bu konu değil ki söylmek istediğim..cesaret de edemedim ben en cesaret göstermem gereken yerde.. karşımdakinin cesaretini ölçtüm de kendiminkini es geçtim hep...cevabı içten içe bildiğim için sorma gereği duymadım belki de.. diyemedim sevdiğimi, anlatamadım korktuğumu, bağıramadım avazım çıktığı kadar, söyleyemedim doyasıya sevdiğim şarkıları, okuyamadım yarım bıraktığım tutunamayan insanların romanını, tutunamadım hayata "tutunamayanlar "gibi.. bütün bu keşmekeş içinde büyüdüm ben.. yaşımın son gününe bile geldim.. yeni yaşımda yin bu fatmanur mu olacağım ben bilemeyerek giriyorum yeni yılıma..
hep şikayetçi değili m tabi kendimden..şımarmıyım diye olumsuzluklarımı önce yazdım:) severim ben kendimi..bu aralar pek anlaşamasak da kendisiyle ,iyi kızımdır:)bunca yıl tahammül edebildim yani:) neyse geç olmadan bitireyim.. şarkıda da dediği gibi hayat sırrının suyunu çeşmelerden bulaamazsın ama sen biliyorsun bulacağın yeri..gittiğin yol ,olduğun yer hayat sırrına gtirecek seni..yanına alman gereken şeyler seninle birlikte zaten..sırrın içinde saklı..ona iyi bak..
bir nasihatım daha olcak sana..cesur ol..ne olur acaba diye korkacağına yaptıklarının sonuçlarına katlanabilen sorumluluk sahibi birisi ol... dünya üzerindeki sayısız meleklerden birkaçı seni korumak için burdalar..dualarım seninle..
öfkeyi de sapanla vurursun da saramazsın
hayat suyunun sırrını çeşmelerden bulamazsın
ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın
kendime bir mektup yazdım..kendimi anlatmak istedim belki, olmak itediğimi yazdım belki..bilemedim tam cevabımı..yaşımın son demlerinde kendime bir anı bırakmak istedim belki...yazayım ki yeni yaşıma rahatlamış,boşalmış bir şekılde gireyim istedim belki.. her şey yeni olsun benim için istedim,yenileşmeye de aklımdan başlamak istedim..belki... kalmasın hiçbir şey,hiç kimse..rahat gireyim müsadenizle yeni yaşıma..şöylee boşalmış bir kafayla..yıllardan beri ihtiyacım olan şey şu kafa huzuru..düşünmeye çok fazla ihtiyacım olduğu şu dönemlerde kafamda hiçbir şey olmasını istememe gibi bir tezatın ortasındayım...bir günlüğüne izin verebilsem kendime şöyle düşünmeden haraket etsem..denizin karşısına geçsem de sadece baksam dalgalara..yanımda sadece kendim olsam..hıç konuşmadan saatlerce dursam..yarın işten izin verseler keşke git bir dinlen diye..
atsam içimdeki her şeyi..ee kolay değil koskoca 22 yıl var içimde.. bu yıllarımın çoğunu gülerek geçirsem de içten ağlamalarım çok oldu..en çok da hep güçlü görünmek yordu beni şu hayatta..ağlamanın hafifliğini yaşayamadım ben, çok içimde kaldı bu durum..şöyle saatlerce hıçkırarak ağlamadım hiç...ağlasam rahatlarım diye akıtmadım içindeki sıkıntıyı dışarı...içimde olsun kendiliğinden geçsin istedim..
tek bu konu değil ki söylmek istediğim..cesaret de edemedim ben en cesaret göstermem gereken yerde.. karşımdakinin cesaretini ölçtüm de kendiminkini es geçtim hep...cevabı içten içe bildiğim için sorma gereği duymadım belki de.. diyemedim sevdiğimi, anlatamadım korktuğumu, bağıramadım avazım çıktığı kadar, söyleyemedim doyasıya sevdiğim şarkıları, okuyamadım yarım bıraktığım tutunamayan insanların romanını, tutunamadım hayata "tutunamayanlar "gibi.. bütün bu keşmekeş içinde büyüdüm ben.. yaşımın son gününe bile geldim.. yeni yaşımda yin bu fatmanur mu olacağım ben bilemeyerek giriyorum yeni yılıma..
hep şikayetçi değili m tabi kendimden..şımarmıyım diye olumsuzluklarımı önce yazdım:) severim ben kendimi..bu aralar pek anlaşamasak da kendisiyle ,iyi kızımdır:)bunca yıl tahammül edebildim yani:) neyse geç olmadan bitireyim.. şarkıda da dediği gibi hayat sırrının suyunu çeşmelerden bulaamazsın ama sen biliyorsun bulacağın yeri..gittiğin yol ,olduğun yer hayat sırrına gtirecek seni..yanına alman gereken şeyler seninle birlikte zaten..sırrın içinde saklı..ona iyi bak..
bir nasihatım daha olcak sana..cesur ol..ne olur acaba diye korkacağına yaptıklarının sonuçlarına katlanabilen sorumluluk sahibi birisi ol... dünya üzerindeki sayısız meleklerden birkaçı seni korumak için burdalar..dualarım seninle..
13 Aralık 2008
bu aralar hayatla aram pek iyi gitmiyor..bana gıcık sanırım biraz ki beni de gıcık ediyor..sıkıntım çok veya bana öyle geliyor ki muhtemelen bana öyle geliyordur..alıştım her şeyin düzgün gitmesine biraz zorlanınca hemen vızırdamaya (bu kelimeyle ne kastediyorum ben de bilmiyorum ) başlıyorum.. kolay bir yıl değil bnim için üstelik bundan sonra gelecek yıllar da bu senekinden çok farklı olmayacak..hayatın zor olan kısmının dağlarına tırmanarak gidiorum sanki..karşılaşacağım zorluklar önceden belirlenmiş ve ben önüme ne çıkacağını bilmeden yürümeye çalışıyorumm..yol nereye varacak, ne kadar gidebileceğim,hangi mevsimleri göreceğimi kestiremeden gidiyorumm..işte böyle anlarda anlıyorum ki insan olmak ağır bir duygu..bu aralar ağırım kendime biraz işteee...
27 Kasım 2008
en son yazımdaa bir kolye almak istediğimden bahsetmişim..çok şükür geçen hafta aldım:) sonraa tatıl ıstıyorum yazmışım, eee o da tamam..bugun tatildeyimm...eee yogunluğa da alıştım artık sayılır.. velhasıl everything is ok:) bayrama da az kaldı...yanıı büyük tatileeee:) öğrenciyken nasıl katip ediyorsam şimdi de oyleyım yaa..ne zaman tatil var diee bakardım takvime hepp...
neyseeee çok fazla geyik yapmıyımm..biraz sonra annemlerr kutsal topraklara gideceklerr..evde onun telaşı war..Allah herkese bu güzel duyguyu yaşatsın..orayla ilişkisi olduğuna inandığım bir şarkıyla sonlansın bu yazıcım...
yandım yandım yandım yandım
ahh ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
şarhoşluğum geçmedi hala
içimde sevdan
.......
eğer Kabe'ye bir cinsiyet verilseydi bayan olurdu bence...ve bu şarkının derinlerine inince insan seziyor işte bişiler....
neyseeee çok fazla geyik yapmıyımm..biraz sonra annemlerr kutsal topraklara gideceklerr..evde onun telaşı war..Allah herkese bu güzel duyguyu yaşatsın..orayla ilişkisi olduğuna inandığım bir şarkıyla sonlansın bu yazıcım...
yandım yandım yandım yandım
ahh ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
şarhoşluğum geçmedi hala
içimde sevdan
.......
eğer Kabe'ye bir cinsiyet verilseydi bayan olurdu bence...ve bu şarkının derinlerine inince insan seziyor işte bişiler....
10 Kasım 2008
7 Ekim 2008
Çok uzun zamandan sonra merhabaa
İş hayatı sonra bayram derken yazı yazmamışım ne zamandır..Bu gece müziğimi dinlerken ve kahvemı içerken aklıma geldi ne zamandır yazmadıgım..müzik ve kahve.. yazma ortamım:) İleride kitap yazarsam eğer bana ilham verecek ortamım hazır:) Tek başşıma olduğum bir oda,duvarlar açık renge boyalı,odada bir koltuk var ,çok rahat ,pofidik bir koltuk,şu televizyon koltuklarından biri.rengi kırmızı olsun..duvarlarda kitap koymak için düzenlenmiş tahtalar..duvarlar boydan boya kitaplarla çevrili..Türkçe ve osmanlıca sözlüğüm yanımda( onlardan ayrılamıyorumda:) ) tahtalar koyu kahwerengine boyalı,eskitilmiş bir havası olsun.. bir duvarda bir manzara resmi var, deniz ve dağlar var sadece ve uçsuz bucaksız ufuk..her baktığımda kendimi kaybettiğim bir derinliği olsun denizin..masamda kocaman ve çok sewımlı kupamla kahvem...çok sıcak,hala dumanı tütüyor..v hep oyle sıcak kalsın istiyorum..yrde bir müzik seti ve benim çok sewdıgım veya sewebıleceğim şarkılar çalıyor..odanın her tarafında kolon oldugu ıçın şarkı bütün odayı dolduruyor..kahvemden bir yudum alıyorum ve şarkının melodisine kaptırıyorum kendimi..elime kalemi nasıl aldım nasıl yazmaya başladım anlamıyorum bile..ilham ve ben pek anlaşamıyoruz..ben sürekli yanımda olsun istiyorum fakat o yanımda olmak için benden çok şey istiyor..bırak kendini ruhunun derinliklerine dıyorr..karşı çıkıyorumm ona..ya o derinliklerde bogulursam bir daha geri gelemezsem diyorum inatla..eğer bogulmazsan bazı derinliklerde senin yanında işim olmaz benim diyor..derinliklerde boğulan başkalarının yanında olmalıyım , onların bana ihtiyacı var diyor..hep böyle kavga içindeyiz..bir kere dene diyor ısrarla..beni hissedince gerçekten içinde işte o zaman açarım sana bütn kapılarımı ve sen de yazarsın uzun uzadıya..içinde ne varsa dışarı çıkarmak istediğin, anlatırsın diyor...mantıklı gliyor bana söyledikleri amaa bir şeyi unutuyorum..ben bilmediğim derinliklere dalamam, cesaretim yok,hep çılgınlık ısteyipte en ufak bir aykırılıktan korkan bir insan gibi..hiç bir konuda olmadiki bu konuda cesaretim olsun..welhasıl ileride yazmayı düşünürsem eğer işte bu ruh halinde ben ve bu modelde bir odam olacakk..duvarlar ve ben bakacaz birbirimize ta ki ilham efendiyi kabullenincye kadar ben...
İş hayatı sonra bayram derken yazı yazmamışım ne zamandır..Bu gece müziğimi dinlerken ve kahvemı içerken aklıma geldi ne zamandır yazmadıgım..müzik ve kahve.. yazma ortamım:) İleride kitap yazarsam eğer bana ilham verecek ortamım hazır:) Tek başşıma olduğum bir oda,duvarlar açık renge boyalı,odada bir koltuk var ,çok rahat ,pofidik bir koltuk,şu televizyon koltuklarından biri.rengi kırmızı olsun..duvarlarda kitap koymak için düzenlenmiş tahtalar..duvarlar boydan boya kitaplarla çevrili..Türkçe ve osmanlıca sözlüğüm yanımda( onlardan ayrılamıyorumda:) ) tahtalar koyu kahwerengine boyalı,eskitilmiş bir havası olsun.. bir duvarda bir manzara resmi var, deniz ve dağlar var sadece ve uçsuz bucaksız ufuk..her baktığımda kendimi kaybettiğim bir derinliği olsun denizin..masamda kocaman ve çok sewımlı kupamla kahvem...çok sıcak,hala dumanı tütüyor..v hep oyle sıcak kalsın istiyorum..yrde bir müzik seti ve benim çok sewdıgım veya sewebıleceğim şarkılar çalıyor..odanın her tarafında kolon oldugu ıçın şarkı bütün odayı dolduruyor..kahvemden bir yudum alıyorum ve şarkının melodisine kaptırıyorum kendimi..elime kalemi nasıl aldım nasıl yazmaya başladım anlamıyorum bile..ilham ve ben pek anlaşamıyoruz..ben sürekli yanımda olsun istiyorum fakat o yanımda olmak için benden çok şey istiyor..bırak kendini ruhunun derinliklerine dıyorr..karşı çıkıyorumm ona..ya o derinliklerde bogulursam bir daha geri gelemezsem diyorum inatla..eğer bogulmazsan bazı derinliklerde senin yanında işim olmaz benim diyor..derinliklerde boğulan başkalarının yanında olmalıyım , onların bana ihtiyacı var diyor..hep böyle kavga içindeyiz..bir kere dene diyor ısrarla..beni hissedince gerçekten içinde işte o zaman açarım sana bütn kapılarımı ve sen de yazarsın uzun uzadıya..içinde ne varsa dışarı çıkarmak istediğin, anlatırsın diyor...mantıklı gliyor bana söyledikleri amaa bir şeyi unutuyorum..ben bilmediğim derinliklere dalamam, cesaretim yok,hep çılgınlık ısteyipte en ufak bir aykırılıktan korkan bir insan gibi..hiç bir konuda olmadiki bu konuda cesaretim olsun..welhasıl ileride yazmayı düşünürsem eğer işte bu ruh halinde ben ve bu modelde bir odam olacakk..duvarlar ve ben bakacaz birbirimize ta ki ilham efendiyi kabullenincye kadar ben...
18 Eylül 2008
Ramazanın ortalarını geçtik artık..bu yılki ramazan benim için farklı olduu..her ramazanda öğrenci olurdum ama bu seferkinde öğretmen oldum..raazan bir ben işe başladım..yoğun bir temponun için girdimm..ilk başlarda zorlandım şimdilerde ise aç ve susuz kalmak pek dokunmuyor..sadece ramazan ayını hakkıyla geçiremiyorum o üzüyor beni..her neyse aslında yazasım yoktu bu gece fakat paylaşmak ıstedıgım bır şey oldu biraz önce...çok sevdiğim bir yüzüğüm vardı..bundan birkaç ay önce kaybetmiştim...çok uzumuştum..o kadar aradım ama bulamadım..bu gece başka bir şey ararken birden yüzüğümü bulma düşüncesi sardı beni..aradığım şeyi bırakıp yine yüzüğümü aramaya başladım..veee mutlu son:) normalde baktığım bir yere tekrar baktım ve elıme yüzüğüm geldii..Allah ım o kadar sevindim ki.. sanki oraya sonradan konulmuş gibiydi..bunca zaman bulamamamın başka açıklaması yok:) en son okuduğum kitapta işaretleden bahsediyordu...işartler ınsanı kişisel menkibesine götürürmüş..fazla hayal perestlik midir bilmem ama bu buldugum yüzük bana bir şeyin işaretii...weya ben oyle olmasını istiyorum..ewet kesinlikle ben öyle olmasını istiyorum:)
kitaptan bir kuple:)
bulduğun şey eğer saf maddeden yapılmışsa hiç bir zaman çürümeyecektir...
bulduğum hiçbir şeyin çürümemesi dileğiyle....
kitaptan bir kuple:)
bulduğun şey eğer saf maddeden yapılmışsa hiç bir zaman çürümeyecektir...
bulduğum hiçbir şeyin çürümemesi dileğiyle....
10 Eylül 2008
olamazdım senle
yapamazdım senle
yaralıydı gönlüm
hergün seninle
insanlar gönül yüzünden ne kadar çok acı cekmiş ki böyle güzel cümleler dökülmüş yüreklerinden.ferhat göçerin dediği gibi acıdan gecmeyen şarkılar biraz eksiktir..şöyle insnanın içini titreten ,yüreginin derinlerine hitap eden şarkılar yazmak için yüreginin derinlerinde çok güçlü( iyi veya kötü) bi duyguyu barındırması gerekiyor sanırım..belki de bu yüzden hiçbir zaman yazamadım ben şarkı..halbukı dinlemesini v söylemesını çok severim..başkalarının duygularıyla idare ettim yüreğim acıdıgı zamanlarda..sadece şarkıda mı böyleydim..hıçbir zaman aşk adına birkaç kelime bile karalayamadım..kaldı ki aşkın ilmini okudum,hem İlahi olanını hem de beşeri olanını..anlayamadım mecnunu bir türlü, neden düştün bir leyla için çöllere dedim durdum..ama cevap vermedi,biliyordu vereceği cevabı anlamayacağımı..belkı de o yuzden cevap alamadım ben ne mecnundan ne de başkalarından..tahirle zühre meselsıydı ya bu iş ne zühre olabıldım ne de tahiri buldum şu hayatımda..çok şey sevdım de şu hayatımda bir tahiri sevemedim karşılıksız..elmayı seviyorum die tutturdum elma da beni sevsin die..vardı elbet benimde kendimce haklı oldugum sebeplerim..elma beni sewmezse ne yapardım ben..nasıl dayanırdım bu acıya..bekleyemedım bir turlu,yolun ortasında vazgeçtim hep..mecnunu bu noktada anlayamadım aslında..nasıl dayandı bunca acıya,nasıl devam etti sevdasına gözlerini kaybedene dek...
hatırladım mecnunu okurken benım aklımın nerde oldugunu...ders bitsin de çıkayım şu okuldan die saate bakarken kaçırdım mecnunun bana vereceği cevapları...sıkıldım,bunaldım,devam edemedim derse...düşündüm , ya mecnun bir gün aklımı çelerse, napardım o zaman...
yapamazdım senle
yaralıydı gönlüm
hergün seninle
insanlar gönül yüzünden ne kadar çok acı cekmiş ki böyle güzel cümleler dökülmüş yüreklerinden.ferhat göçerin dediği gibi acıdan gecmeyen şarkılar biraz eksiktir..şöyle insnanın içini titreten ,yüreginin derinlerine hitap eden şarkılar yazmak için yüreginin derinlerinde çok güçlü( iyi veya kötü) bi duyguyu barındırması gerekiyor sanırım..belki de bu yüzden hiçbir zaman yazamadım ben şarkı..halbukı dinlemesini v söylemesını çok severim..başkalarının duygularıyla idare ettim yüreğim acıdıgı zamanlarda..sadece şarkıda mı böyleydim..hıçbir zaman aşk adına birkaç kelime bile karalayamadım..kaldı ki aşkın ilmini okudum,hem İlahi olanını hem de beşeri olanını..anlayamadım mecnunu bir türlü, neden düştün bir leyla için çöllere dedim durdum..ama cevap vermedi,biliyordu vereceği cevabı anlamayacağımı..belkı de o yuzden cevap alamadım ben ne mecnundan ne de başkalarından..tahirle zühre meselsıydı ya bu iş ne zühre olabıldım ne de tahiri buldum şu hayatımda..çok şey sevdım de şu hayatımda bir tahiri sevemedim karşılıksız..elmayı seviyorum die tutturdum elma da beni sevsin die..vardı elbet benimde kendimce haklı oldugum sebeplerim..elma beni sewmezse ne yapardım ben..nasıl dayanırdım bu acıya..bekleyemedım bir turlu,yolun ortasında vazgeçtim hep..mecnunu bu noktada anlayamadım aslında..nasıl dayandı bunca acıya,nasıl devam etti sevdasına gözlerini kaybedene dek...
hatırladım mecnunu okurken benım aklımın nerde oldugunu...ders bitsin de çıkayım şu okuldan die saate bakarken kaçırdım mecnunun bana vereceği cevapları...sıkıldım,bunaldım,devam edemedim derse...düşündüm , ya mecnun bir gün aklımı çelerse, napardım o zaman...
5 Eylül 2008
benzemez kimse sana
tavrına hayran olayım
bakışından süzülen
işvene kurban olayım
bir yandan yazarken bir yandan müzik dinliyorum.çok sevıdgım bir şarkı.tarkan da müzeyyen senar da çok iyi yorumlamışlar,dillerine sağlık. yazma maksatım şarkının bende uyandırdıkları değil.yazmak istedim,dedim bayagıdır muzık zevkımden mahrum kaldım acayım bir müzik ruhum dinlensın..yoğun ve sıkıcı günler geçiriyorum..yeni işimde biraz yoruluyorum aynı zamanda sıkılacak çok vakit buluyorum..çok ders çalışmam gerekiyor ama ben eve zaten çok yorgun geliyorum..iftardan sonra biraz derse bakıyoum sonra yatağa gidiyorum...sabah beni bekleyen bir işim var çunku..işleriimi yoluna koyunca çok rahatlıcam da şu aralar sıkıntılı günler geçiriyorum işte... insallah bn pes etmeden önce işler yoluna girer:) yoksa bırakmam an meselesi..:) çalışmak bana göre deilmiş pek,en iyisi okumaya devam:) bakalım zamana bıraktım,başka diğer şeyleri bıraktığım gibi.. bu iş benım için çok ıyı oldu aslında,çunku çok dert ediyordum ne zaman iş bulacam diye..hiç beklemediğim bir anda Gökten indi,önüme koyuldu..ben de tereddüt etmeden kabul ettim, dedim dualarımın neticesi bu...bu konuda Allah ım sana çok teşekkur ederim..dualarıma karşılık verdığın,beni sevdiğin için..şeyy nasıl diyecem bilmiyorum ama benim bir isteğim daha var? bilmem isteme hakkım var mı hala..bi mucize daha istiyorum.. (daha sonra yıne mucızeler ısteyebılırım,suanlık bu mucızeyı ıstıyorum:) ) onu işimden daha çok istiyorum aslında..bakalım artık,Senden gelen her şeye razıyız biz, Sen en iyisini bilirsin bu yüzden sadece Senden yardım ıstıyorum..mucızeye ıhtıyacım var gıbı, ama hayırlısı olsun..beklemedegim ben, her zaman oldugu gibi..
yazı yazarken müzik dinledıgımı basta yazmıstım, moralım cok ıyı deıl ya ıyıce kafa bulayım dıe dınlıyorum aslında:) daha da depreşeyım, melankoni olayım, hüngür hüngür ağlayayım ( bunu attım,yapcagım bısı deıl:P ) die dınlıyorum.. ama şu sezen aksu'nun ,yol arkadasım, sarkısı bayagı hoş ya..yanı dınl dınle gir depresyona, hüzünlü hüzünlü otur,aklına hep kaybettıklerın,geride bıraktıkların gelsın ve ıyıce canın yansın.. ayyy çok karamsar oldum dimi:) bunları yazan ben deılım,ellerım:) dusunerek yazmıyorum,yazarak dusunuyorum..sonra ortaya böyle abuk sabuk şeyler cıkıyor...en ıyısı ben çokk dusunup az yazayım:) göruntu kırlıgını canım benımkısı:) karamsarlıgıkla ve gulucuklerle dolu ( ki yaşadıgım her seyın neredeyse zıttını da yaşıyorum) bu şaheser yazıma son wermelıyım, yarınki dersıme çalışmalıyım..eeee gelecek bizim ellerimizde ,kolay bi iş değil bu...
tavrına hayran olayım
bakışından süzülen
işvene kurban olayım
bir yandan yazarken bir yandan müzik dinliyorum.çok sevıdgım bir şarkı.tarkan da müzeyyen senar da çok iyi yorumlamışlar,dillerine sağlık. yazma maksatım şarkının bende uyandırdıkları değil.yazmak istedim,dedim bayagıdır muzık zevkımden mahrum kaldım acayım bir müzik ruhum dinlensın..yoğun ve sıkıcı günler geçiriyorum..yeni işimde biraz yoruluyorum aynı zamanda sıkılacak çok vakit buluyorum..çok ders çalışmam gerekiyor ama ben eve zaten çok yorgun geliyorum..iftardan sonra biraz derse bakıyoum sonra yatağa gidiyorum...sabah beni bekleyen bir işim var çunku..işleriimi yoluna koyunca çok rahatlıcam da şu aralar sıkıntılı günler geçiriyorum işte... insallah bn pes etmeden önce işler yoluna girer:) yoksa bırakmam an meselesi..:) çalışmak bana göre deilmiş pek,en iyisi okumaya devam:) bakalım zamana bıraktım,başka diğer şeyleri bıraktığım gibi.. bu iş benım için çok ıyı oldu aslında,çunku çok dert ediyordum ne zaman iş bulacam diye..hiç beklemediğim bir anda Gökten indi,önüme koyuldu..ben de tereddüt etmeden kabul ettim, dedim dualarımın neticesi bu...bu konuda Allah ım sana çok teşekkur ederim..dualarıma karşılık verdığın,beni sevdiğin için..şeyy nasıl diyecem bilmiyorum ama benim bir isteğim daha var? bilmem isteme hakkım var mı hala..bi mucize daha istiyorum.. (daha sonra yıne mucızeler ısteyebılırım,suanlık bu mucızeyı ıstıyorum:) ) onu işimden daha çok istiyorum aslında..bakalım artık,Senden gelen her şeye razıyız biz, Sen en iyisini bilirsin bu yüzden sadece Senden yardım ıstıyorum..mucızeye ıhtıyacım var gıbı, ama hayırlısı olsun..beklemedegim ben, her zaman oldugu gibi..
yazı yazarken müzik dinledıgımı basta yazmıstım, moralım cok ıyı deıl ya ıyıce kafa bulayım dıe dınlıyorum aslında:) daha da depreşeyım, melankoni olayım, hüngür hüngür ağlayayım ( bunu attım,yapcagım bısı deıl:P ) die dınlıyorum.. ama şu sezen aksu'nun ,yol arkadasım, sarkısı bayagı hoş ya..yanı dınl dınle gir depresyona, hüzünlü hüzünlü otur,aklına hep kaybettıklerın,geride bıraktıkların gelsın ve ıyıce canın yansın.. ayyy çok karamsar oldum dimi:) bunları yazan ben deılım,ellerım:) dusunerek yazmıyorum,yazarak dusunuyorum..sonra ortaya böyle abuk sabuk şeyler cıkıyor...en ıyısı ben çokk dusunup az yazayım:) göruntu kırlıgını canım benımkısı:) karamsarlıgıkla ve gulucuklerle dolu ( ki yaşadıgım her seyın neredeyse zıttını da yaşıyorum) bu şaheser yazıma son wermelıyım, yarınki dersıme çalışmalıyım..eeee gelecek bizim ellerimizde ,kolay bi iş değil bu...
31 Ağustos 2008
Yarın iki güzel gün başlıyor benim için..Birincisi öğrencılık hayatımdan bır kademe yuksege atladım.artık öğretici konumuna geçiyorum.bugüne kadar ne öğrendiysem anlatmanın vakti geldi şimdi.içimde tarif edilemez heyecan v korku var. yapabilir miyim acaba diye..ilk zamanlar kolay olmayacak tabi,hele bıraz bi zaman geçsin.ikinci güzellik ise Ramazan ayının başlaması...işime mübarek bir ayla başlamak bana şans getirecek,yani ben ona inanıyorum:)ramazanın gelişini bir gun önceden(teravıhle) karşıladık...bugun de alışverişe gıdınce ınsanları gordum bir sürü kişi alışverış yapmaya gelmış sırf ramazan ayı geldiği için.bu çok hosuma gıttıı..dıger aylardan farklı bır zamana geciyoruz,bu ay diğer zamanlara benzemez v biz bunu alışverışlerımızde bıle hıssedıyoruz...alınan şeylerın ıçınde en çok bu ayı hatırlatan hurma çoğu sepetleri dolduruyor...ayrıca kadayıflar revanıler,tatlılar hepsi bu ay farklı dıyor sanki...hele gecenın bır vakti kalkıp yemek yemek bu ayı çok farklı kılıyor dıgerlerınden..anlatmak istediğim bu ay diğerleri gibi değil v biz bunu hemen her seydee hissediyoruz..bu güzel farklılığı inşallah çok hayırlı şekılde geçiririz..Hayırlı Ramazanlarrr ,bu ayın farkını hisseden herkese..
26 Ağustos 2008
aklıma ne gelirse yazmak istiyorum..öncelikle bir arkadaşıma (arkadaşımın kankası yazdı)yazılan nadide bir şiiri paylaşmak istiyorum:
nasılsınız size çok aşıkım yaşım 19,98 sizinle yada kardeşinle yada arkadaşızla evlenmek istiyorum boyum 1578 kilom fena değil ama aşıksam vur saza şüfürsen bas gaza diyenlere inat zayıflarım hem vallah hemıde billah yani ben dedimse yanı sen demedinse amaannn yandan aklıma ne gelirse yazdım. Nasılım ama orhan pamuk gibin yazdım demi tam oskarlıkım:)
hayattaa böyle nadıde satırlar yazan insanların olması çok güzel.yoksa hayat o sıkıcı halıyle çekilmezdi:)daha nice şaheserler bekliyorum,bu oskarlık yüce insandan:)
neysee bende kahvemi içerken çok sevdiğim bir şarkıyı dinledim.
mademki yeminimiz var,
madem aşk kader,
işte geldim,bilmesinler
yarına kadar
bil ki artık dönüşüm yok,
gitti son vapurlar
sakla beni,bulmasınlar
sabaha kadar
..... incesaz,firar...
neden firar ediyor bu insan bilmiyorum ama benim de edesim geldi...zaten gitmek istemişimdir hep bir yerlere...hala gitmek istediğime göre demek ki daha varmadım gitmek istediğim yere..weya wardığım yerin neresi oldugunu bılmedıgım ıçın hala gıtmek ıstıyorum..bir çok giden memnun ki yerinden,çok seneler geçti dönen yok seferinden anlayışına sahip olmasam da pek yani gittiğim yerde mutlu olsam bile dönmek isterim elbet bir gün...bırakıp gidemem ki ben..geridekileri düşünürüm hep ,kendim ısrarla gitmek ıstesem de...bir gün ,belki, bilinmez yolum düşer bir firar şehrine...o zaman arkada bıraktıklarım üzülürlerse de bilsinler ki ben mutluyum,hep bunu istemiştim aslında...
nasılsınız size çok aşıkım yaşım 19,98 sizinle yada kardeşinle yada arkadaşızla evlenmek istiyorum boyum 1578 kilom fena değil ama aşıksam vur saza şüfürsen bas gaza diyenlere inat zayıflarım hem vallah hemıde billah yani ben dedimse yanı sen demedinse amaannn yandan aklıma ne gelirse yazdım. Nasılım ama orhan pamuk gibin yazdım demi tam oskarlıkım:)
hayattaa böyle nadıde satırlar yazan insanların olması çok güzel.yoksa hayat o sıkıcı halıyle çekilmezdi:)daha nice şaheserler bekliyorum,bu oskarlık yüce insandan:)
neysee bende kahvemi içerken çok sevdiğim bir şarkıyı dinledim.
mademki yeminimiz var,
madem aşk kader,
işte geldim,bilmesinler
yarına kadar
bil ki artık dönüşüm yok,
gitti son vapurlar
sakla beni,bulmasınlar
sabaha kadar
..... incesaz,firar...
neden firar ediyor bu insan bilmiyorum ama benim de edesim geldi...zaten gitmek istemişimdir hep bir yerlere...hala gitmek istediğime göre demek ki daha varmadım gitmek istediğim yere..weya wardığım yerin neresi oldugunu bılmedıgım ıçın hala gıtmek ıstıyorum..bir çok giden memnun ki yerinden,çok seneler geçti dönen yok seferinden anlayışına sahip olmasam da pek yani gittiğim yerde mutlu olsam bile dönmek isterim elbet bir gün...bırakıp gidemem ki ben..geridekileri düşünürüm hep ,kendim ısrarla gitmek ıstesem de...bir gün ,belki, bilinmez yolum düşer bir firar şehrine...o zaman arkada bıraktıklarım üzülürlerse de bilsinler ki ben mutluyum,hep bunu istemiştim aslında...
24 Ağustos 2008
Her zaman olduğu gibi dün akşam da kızlarla buluşunca eski okul günlerimizi andık derinden.Hem ortaokulda hem de lisede beraber okuyunca insanın çok anısı oluyor doğal olarak.Biz de her zaman anılarımızı taze tutan insanlarız.Dün biraz daha farklı bir şey oldu.Bir tanesi lise yıllarında yazılmış bir yazı bulmuş ve getirmiş..İkimiz arasında geçen bir diyalog.Yazının ön tarafında tarih sınavı soruları var.(misakı milli,Sivas kongresi falan soruları var)Şimsi ben bu güzel diyaloğu yazıya dökeyim ki ölümsüzleşsin:) Hani kağıt yırtılır falan,bu güzel anektot yok olmasın:)Yazıyı arkadas da ben de sol elimizle yazmışız.Atraksiyon olsun diyedir büyük ihtimalle..Eeee öss ye hazırlanan stres altında genç kızlardık o zamanlar..
Arkadaşım:
F.nur sen kendini beğenmişin tekisin.Kendini güzel anıyorsun fakat tipsizin tekisin.Birazda aptalsın.Tabi bunu biliyorsun fakat bilmezlikten geliyorsun.Seni sevmediğimi biliyorsun.Seni yanımda zor gezdiriyorum.Artık senden bıktım.Bu arada şu çeneni kapa,hele şu sesin her dakika şarkı söylüyorsun.İşte o zaman deli oluyorum.Yani sus diyorum.Fatmanurrr yok bişee
Fatmanur:
..... yazdıkalrından dolayı sana kızmadım.biliyorsun b en iyimserim.Seni sevdiğim için yazdıklarından dolayı sana kırıldım.Ama ne yapalım kaderime boyun eyeceğim.Kendine başka bir arkadaş bul.Gidiyorum buralardan tüm rüzgarlar senin olsun,benden ayrı rüyadasın,dilerim bir gün uyanırsın...byee
Olayın psikolojik tahlilini yapmayacağım elbettee ama birkaç bişi diyim yanii:) Sevgili arkadaşım .... , canım benim ilkokuldan beri tanışıyoruz.Lisede de beraber olunca haliyle biraz sıkılmışın benden.Haklısın bebişim.Yazdıklarından da sınav zamanının yaklaştığını,tırlatma noktasına dem vurduğunu anlıyorum.neyse canım artık sağlıklı insanlarız:)
Benim cevabıma gelince yaw ben ne kadar iyi bir insanım:)ve de kaderci:) Ayrıca müzik kültürümün de her zamanki gibi iyi olduğunu belirtmişim yani:) Bu güzel dostluğumuzun iki cihanda da sürmesi için duacıyım...eee bu yazı elbette bir şarkıyla bitmeli:
Bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş yavaş
Bir bakrsın volkan olmuş ,yanmışsın arkadaş,
Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
Bu en güzel bu en sıcak duygudur arkadaş
Ortak olmak her sevince her derde kedere
Ve yürümek ömür boyu beraberce el ele
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlrde yaş
Bir gün gelir ayrılsak bile seninle arkadaş
.........
Arkadaşım:
F.nur sen kendini beğenmişin tekisin.Kendini güzel anıyorsun fakat tipsizin tekisin.Birazda aptalsın.Tabi bunu biliyorsun fakat bilmezlikten geliyorsun.Seni sevmediğimi biliyorsun.Seni yanımda zor gezdiriyorum.Artık senden bıktım.Bu arada şu çeneni kapa,hele şu sesin her dakika şarkı söylüyorsun.İşte o zaman deli oluyorum.Yani sus diyorum.Fatmanurrr yok bişee
Fatmanur:
..... yazdıkalrından dolayı sana kızmadım.biliyorsun b en iyimserim.Seni sevdiğim için yazdıklarından dolayı sana kırıldım.Ama ne yapalım kaderime boyun eyeceğim.Kendine başka bir arkadaş bul.Gidiyorum buralardan tüm rüzgarlar senin olsun,benden ayrı rüyadasın,dilerim bir gün uyanırsın...byee
Olayın psikolojik tahlilini yapmayacağım elbettee ama birkaç bişi diyim yanii:) Sevgili arkadaşım .... , canım benim ilkokuldan beri tanışıyoruz.Lisede de beraber olunca haliyle biraz sıkılmışın benden.Haklısın bebişim.Yazdıklarından da sınav zamanının yaklaştığını,tırlatma noktasına dem vurduğunu anlıyorum.neyse canım artık sağlıklı insanlarız:)
Benim cevabıma gelince yaw ben ne kadar iyi bir insanım:)ve de kaderci:) Ayrıca müzik kültürümün de her zamanki gibi iyi olduğunu belirtmişim yani:) Bu güzel dostluğumuzun iki cihanda da sürmesi için duacıyım...eee bu yazı elbette bir şarkıyla bitmeli:
Bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş yavaş
Bir bakrsın volkan olmuş ,yanmışsın arkadaş,
Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
Bu en güzel bu en sıcak duygudur arkadaş
Ortak olmak her sevince her derde kedere
Ve yürümek ömür boyu beraberce el ele
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlrde yaş
Bir gün gelir ayrılsak bile seninle arkadaş
.........
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
